|
وعَنْ أبي هُرَيْرَةَ رَضِيَ الله عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ e قَالَ: اشْتَرَى رَجُلٌ مِنْ رَجُلٍ عَقَاراً، فَوَجَدَ الَّذِي اشْتَرَى الْعَقَارَ في عَقَارِهِ جَرَّةً فِيهَا ذَهَبٌ، فقالَ لَهُ الَّذِي اشْتَرَى الْعَقَارَ: خُذْ ذَهَبَكَ، إنَّمَا اشْتَرَيْتُ مِنْكَ الأرْضَ، وَلَمْ أشْتَرِ الذَّهَبَ، وقالَ الَّذِي لَهُ الأرْضُ: إنَّمَا بِعْتُكَ الأرْضَ وَمَا فِيهَا، فَتَحَاكَمَا إلى رَجُلٍ، فقالَ الَّذِي تَحَاكَمَا إلَيْهِ: أَلكُمَا وَلَدٌ ؟ قالَ أَحَدُهُمَا: لي غُلامٌ، وقالَ الآخَرُ: لي جَارِيَةٌ، قالَ: أَنْكِحَا الْغُلاَمَ الجَارِيَةَ وَأَنْفِقُوا عَلى أَنْفُسِهِمَا مِنْهُ وَتَصَدَّقَا.
BİR KÜP ALTIN
Hazret-i Ebû Hureyra, Allah ondan râzı olsun, anlatıyor: Nebiyy-i Muhterem Efendimiz, en güzel selamlar onun üzerine olsun, buyurdular ki:
- (Bir zamanlar) Adamın biri başka bir adamdan bir arsa satın aldı. ( Arsanın üzerine bir ev yapmak istiyordu. Parasını tamamıyla ödeyince inşaata başladı. Evin temellerini atmak için toprağı kazıyordu. Kazmanın ucuna sert bir şey dokundu. Toprağı biraz daha kazınca) bir küp çıkardı. (Küpün ağzını kırdığında bir de ne görsün?!) Küpün içi (ağzına kadar) altın dolu!.. (Adam hemen sevinç içinde arsayı satın aldığı adamın yanına gitti. Onu toprağı kazdığı yere çağırdı. Ağzına kadar dolu bir küp altını göstererek) ona şöyle dedi:
- (Buyur kardeşim! Senden satın aldığım arsanın içinden bir küp altın çıktı.) Bu altınlar senindir. Çünkü ben senden toprağı satın aldım, altınları değil!..
(İçi altın dolu küpe anlamlı anlamlı bakan arsa sahibi arsayı satın alan adama dönerek) şöyle dedi:
- (Hayır kardeşim!) Bu altınlar senin (hakkın). Çünkü ben bu arsayı sana içinde bulunan herşeyle birlikte sattım. (Dolayısıyla bu altınlar benim değil senindir!...)
(Böylece arsayı alan adam ile satan adam tartışmaya başladılar. Her ikisi de altınları diğerine bırakmak istiyordu. Arsayı alan adam "Altınlar arsa sahibibinin hakkı" diyor, arsa sahibi ise "Hayır altınlar arsayı satın alan adamın hakkı" diyordu. Bunun üzerine her ikisi de tartışmaya son vermek üzere) üçüncü bir adamın hakemliğine müracaat ettiler. (Dini emirleri çok iyi bilen) üçüncü adam (her ikisini dinledikten sonra) onlara:
- Sizin hiç çocuğunuz var mı?, diye sordu.
Birisi:
- Evet benim bir oğlum var, dedi.
Diğeri:
- Benim de bir kızım var, dedi. Bunun üzerine üçüncü adam şu kararı verdi:
- Kızla delikanlıyı evlendirin. Altınları onların düğün masraflarına harcayın. Geri kalanları da (fakirlere ve Allah yoluna) dağıtın!...1
* * *
SORULAR:
- Hadis-i şerifimizi bize hangi sahabe anlatıyor?
- Hadis-i şerifimizdeki adam ne satın aldı?
- Adam toprağı kazınca ne buldu?
- Toprağı satın alan adam niçin altınları arsa sahibine vermek istiyordu?
- Arsa sahibi ne diyerek altınları almak istemiyordu?
- Her iki adam aralarındaki tartışmaya son vermek için ne yaptılar?
- Üçüncü adam meseleyi nasıl çözdü?
- Siz toprağı satın alan adamın yerinde olsaydınız bir küp altını bulunca ne yapardınız?
- Eğer siz arsayı satan adamın yerinde olsaydınız alıcı size gelip "Buyur bu altınlar senin hakkındır" deyince atınları alırmıydınız?
- Hadis-i şerifimizdeki her iki adamın en önemli özelliği nedir?
İBRET VE DERSLER :
Dinimizde alış-veriş helaldir. Allah Teâlâ karşılıklı rızaya dayalı alış-verişi helal, faiz, kumar, piyango gibi haksız kazançları ise yasak etmiştir.
- Günümüz dünyasında bazı insanlar başkalarının mallarını haksız yere ellerinden alıp yemek için hırsızlık vas gibi kötülükler yapabiliyorlar. Oysa ki Allah Teala inasanları her dediği sözü her yaptığı işi tamamıyla görüp işitmektedir. Öldükten sonraki hayatta herkesin yaptığı işin karşılığını verecektir. Zerre kadar iyiliğe ödül, zerre kadar kötülüğe de (eğer affetmez ise) ceza verecektir. İşte bu hakikati ve İslamın emirlerini çok iyi bilen hadis-i şerifimizdeki iki adam "Eğer bu altınlar gerçekten benim değil ise, ben öldükten sonraki hayatta ne yaparım?!" diyerek kendi hakları olmayan bir şeyi yemekten şiddetle kaçınmışlardır. O halde biz de kendimize ait olmayan bir şeyi alıp yemekten şiddetle kaçınmalıyız. Çünkü kendimize ait olmayan bir şeyi alıp yemek hem bu dünya da hem de ölüm ötesi hayatta bize çok büyük zarar verir.
- Müslüman kardeşimizi kendimize tercih etmeliyiz. Hadis-i şerifimizdeki her iki adam bir küp altını dahi diğer kardeşine bırakmak istedi. İşte bu son derece güzel bir davranıştır. Sevgili peygamberimiz diğer bir hadis-i şerifte "Kendisi için sevip istediği şeyleri bir müslüman kardeşi için de istemeyen bir kimse gerçek mümin olamaz" buyurmuştur.
- İnsan haklarına saygılı olmaylıyız. Başka insanların mallarını, haklarını asla çiğnememeliyiz. Zira hadis-i şerifimizdeki her iki adam bu altınlar diğer kardeşimin hakkıdır diye büyük titizlik gösterdiler. O halde biz de insan haklarına çok dikkat etmeliyiz. Kul hakkı yiyerek Rabbimizin huzuruna asla çıkmamalıyız.
- Dünya mallarının hiç birisine bağımlı olmamalıyız. Gönlümüzü zenginleştirmeliyiz. Bakınız hadis-i şerifimizdeki iki adam ne kadar da tok gözlü. Bir küp altını bile diğer kardeşine veriyor. Bu onların ne kadar temiz ve güzel bir kalbe sahip olduklarını gösterir. İşte asıl zengin ve değerli insanlar onlardır. O halde biz de onlar gibi olmaya çalışmalıyız.
- Anlaşmazlığa düştüğümüz meseleleri mutlaka kuranı ve sünneti çok iyi bilen din alimlerine götürüp onların tavsiyelerini almalıyız.
1 Buhari, Enbiya 54. Müslim, Akdiye 21 |