ANA SAYFA
      HAYATI
      ŞİİRLERİ
      HİKAYELERİ
      KİTAPLARI
      MAKALELERİ
      DÜNYA GAZETESİ YAZILARI-MELBOURNE
      ÇOCUKLAR İÇİN
      İLETİŞİM BİLGİLERİ


   BİZANS İMPARATORU
HERAKLIUS HADİSİ

ÂDİ SUÇLAR

Dün akşam haberleri dinlemek için Türk televizyonlarına baktığımda ürperdim! Bir kanalda, anne-babası beş bin lirayı polise haber vermeden getiremediği için kaçırılıp öldürülen 3,5 yaşındaki bir kız çoçuğu haberi!.. Diğer kanalda, bayramdan beri üç küçük çocuğu kaçırılan (muhtemelen organ mafyası tarafından) ve hala daha bulunamayan Kayseri’li bir ailenin feryatları!.. Başka bir kanalda, kadın-erkek karışık yapılan bir düğünde kız arkadaşına sataştığı gerekçesiyle çıkan bir kavganın sokağa taşması ve üç ölüyle bitmesi... Başka bir kanalda, başı testereyle kesilip çöp kutusuna atılan Münevver karabulut cinayeti... Diğer bir kanalda, genç oğulları bıçaklanarak öldürülen bir anne-babanın, kâtilin henüz daha bulunamaması üzerine, akıttığı göz yaşları, vs, vs... Hepsi bir günün haberleri! Aman Ya Rabbi! Nereye gidiyor bu toplum?! Canım daha fazla sıkılmasın diye açtığım başka bir kanalda Anayasa Mahkemesi Başkanı Sn. Haşim Kılıç’ın bir üniversitede yaptığı konuşma dikkatimi çekti. Toplumun giderek merhametsizleştiğini, âdeta cinnet geçiren bir toplum haline geldiğini söylüyordu sn. Kılıç.. Tespitine katılmamak mümkün değil. Ancak çok daha ilginç tarafı, o toplumun bu hale gelmesinde, toplumda işlenen bu ve buna benzer diğer cinayetlerde, o anayasanın, o anayasayı yapanların, o anayasayı uygulayanların, o anayasayı değiştirmeyenlerin, o anayasadan daha güzelini getirmeyenlerin (veyahutta en güzeli varken daha güzeliyle yetinenlerin) hiç mi payı yoktur? Bir toplumu şekillendiren ve yönlendiren anayasadır. Halkı idareciler yönetir. Kıyamet günü, o annelerin akıttığı göz yaşlarının her bir damlasının hesabını, yüreği yanan her bir insanın acısını o katiller ödeyeceği gibi, o toplumu bu hale getiren, en güzel kanunları yapıp uygulamayan, en güzel hukuk sistemini, en güzel eğitim sistemini getirmeyen yöneticiler de ödeyecektir. Tabi ki sorumlulukları nisbetinde. Haksızlık ve zulüm yapanlar, haksızlık ve zulme destek verenler, insan haklarını çiğneyenler, hele bir cana kıyanlar, kendi gözleriyle cehennemi görünce “Ne olaydı taş olsaydım! Toprak olsaydım! Yok olsaydım, da bu haksızlıkları yapmasaydım!..” diye temenni edecekler ama!..

İstatistikler, Türkiye’de âdi suçların, cinayetlerin, hırsızlıkların, çocuk kaçırma hâdiselerinin, içki ve alkol sonucu kazalarda ölen ve sakat kalanların sayısının, fuhuş sonucu boşanma hadiseleri ve aile problemlerinin, günden güne arttığını bizlere haber vermektedir. Bütün bunlar bir toplumsal felaketin sinyal sesleridir! İslamdan uzaklaştıkça toplum olarak uçuruma doğru gidiyoruz ey yöneticiler, anlayın artık!.. Tarih boyunca İslam’ın uygulandığı ülke ve toplumlara bir bakın! Karıncayı bile ezmeyen, kalbi merhamet, şefkat ve yardımlaşma hisleriyle dolu insanların oluşturduğu toplumlara bir bakın! Daha en son ve en yakın -hem de bizim tarihimizden- Osmanlı uygulamasına bir bakın! Altıyüz yıllık imparatorluk tarihinde âdi suçlardan öldürülen insan sayısı on-on beşi geçmiyor! İslam hukukunu bir kenara atıp, batı medeni kanunlarını alıp, islam terbiye ve eğitimini okullardan çıkardığınız dönemlerde yetişen nesillerin getirdiği sonuca bakın: doksan yılı geçmeyen cumhuriyet tarihimizde âdi suçlardan dolayı öldürülen insan sayısı kurtuluş savaşımızda kaybettiğimiz şehit sayısından çok daha fazla... Terör ve anarşi... Doğuda kırkbin ölü... Çeteler, mafyalar... Her gün cinayet ve kaçırma haberleri... İşsizlik-fakirlik, hırsızlık-yolsuzluk... Vah Türkiyem vah! Seni kimler yönetiyor? Seni bu hale kimler getirdi?!..

Aydınlarımızın, üniversitelerimizin, siyasi partilerin, meclisin, hükümetin, asker ve polisin bir araya gelerek öncelikli olarak çözmesi gereken sorunlardan birisi, âdi suçlar olmalıdır. Bu suçların azaltılması için ne tür tedbirler almalıyız? Hangi projeleri uygulamalıyız? Kamu kuruluşlarındaki hırsızlık olaylarını durdurabilmek için neler yapmalıyız? Cinayetleri nasıl engelleyebiliriz? İşte, resmi ve sivil toplum örgütleriyle hepimizin, Türkiye’yi seven her insanın, özellikle üniversitelerin ve parlementonun, uydurma gündem maddelerinden sıyrılıp bu konuya ağırlık vermesi, çare ve çüzümler üretmesi gerekir. Çünkü tarih boyunca ülkeleri ve milletleri yıkan hep bu hastalıklar olmuştur. Türkiye’yi seven bir ilahiyatçı olarak biz, yüce dinimiz İslamdan aldığımız ışıkla, ülke insanımızın sıkıntılarına, dertlerine ve problemlerine çare olacak en güzel projeleri sunmaya hazırız. Ah yerimiz müsait olsa da İslam Hukukunun, insanların can güvenliğini nasıl sağladığını, toplumların emniyet ve huzurunu nasıl te’min ettiğini, hırsızlığı nasıl yok ettiğini, barış, saadet ve fazilet dolu bir hayatı nasıl te’sis ettiğini bi anlatsam!?..

HASAN FEHMİ ÇİÇEK

28 EYLÜL 2009- MELBOURNE

SÜNNET RİSALESİ
1- SÜNNETE YÖNELTİLEN İTİRAZLAR VE ELEŞTİRİLER
2- HADİSLERİN YAZILMASI
Bütün Sünnet Risaleleri
NÜBÜVVET PINARI
     12-11-2004 Hadis Dersi
     05-11-2004 Hadis Dersi
Bütün Hadis Dersleri
HADİS OKU
     118. Hadis - Sadaka
     119. Hadis - Çevre Temizliği
ve İslam
Bütün Hadisler
KURAN DİNLE
     Harika Kız
     Yasir Abdussamed
 
MELBOURNE 3Z RADYOSU KONUSMALARI
     Medinedeki Adamlar
     Kirmizi Sal
     Allah İçin İş Yapmak
     Aile Ferlerine Yapilan Harcamalar
 
Copyright © Fehmi Cicek