ANA SAYFA
      HAYATI
      ŞİİRLERİ
      HİKAYELERİ
      KİTAPLARI
      MAKALELERİ
      DÜNYA GAZETESİ YAZILARI-MELBOURNE
      ÇOCUKLAR İÇİN
      İLETİŞİM BİLGİLERİ


   BİZANS İMPARATORU
HERAKLIUS HADİSİ

AVUSTRALYA’LILARIN GÜNAHLARI - 1

Geçtiğimiz hafta (29 Ocak 2010) Herald Sun gazetesi “Ozi’ler hâlâ çok günahkâr” başlığı altında bir haber yayınladı. Haberi yapan Siobhan Duck “Avustralya yeryüzünün en günahkâr halkı” diyerek başlıyor sözlerine. “Yedi öldürücü günah” başlığıyla şunları zikrediyor: 1-Şehvet ve zina (lust) 2-Çok yemek yemek, oburluk (Gluttony) 3-Hırs, aç gözlülük (Greed) 4- Tembellik, keyfine düşkünlük (Sloth) 5- Şiddet, kaba kuvvet 6-Hırsızlık ve hased (Envy) 7-Gururlanma, kendini beğenme (Pride).

BBC Magazine Show’un yaptığı araştırmaya göre, Avustralya bu yedi öldürücü günahlar içinden hırsızlık ve hased’te (Envy) birinci, şehvet ve zina’da üçüncü, oburluk’ta üçüncü, hırs ve tamah’ta dördüncü, keyfine düşkünlük ve tembellikte dokuzuncu, kaba kuvvet ve şiddette yedinci, gurur-kibir ve kendini beğenmede üçüncü gelmiş. Zina’da birinciliği Güney Kore, hırs ve tamah’ta birinciliği Meksika, tembellikte birinciliği İzlanda, şiddette birinciliği Güney Afrika, kendini beğenmişlik ve gururlanmada birinciliği İzlanda, oburluk ve çok yeme’de birinciliği Amerika almış. Bu sonuçlar plastik cerrahi, hırsızlık, kaba kuvvet ve şiddet, senelik tatiller, yıllık maaş, aparatif yiyeceklere harcanan para ve porno alanlarında yapılan ulusal istatistiklere göre alınmış.

Katolik kilisesi papazlarından Fr Bob Maguire’nin yaptığı yoruma bakın: “Avustralyalıların kötü alışkanlıkları vardır ama onlar aynı zamanda çok değerli insanlardır. Kanaatime göre bu araştırmayı yapan şahıslar biz Ozi’leri gerçekten kıskanan kimselerdir. Avustralya’lılar hayatta güzel şeyler yapmaktan hoşlanırlar. Ancak insanların unuttuğu bir nokta vardır: Bu günahların ayna görüntüsü, yedi değerdir. Avustralya’lıların bu günahları dengeleyecek güzel yönleri vardır. Biz yaptığımız güzel şeyleri çok az konuşuruz”.

Melbourne Anglican Klisesi baş piskoposlarından Philip Freier’in yorumu da şöyle: “Avustralya yeryüzünün en günahkar ülkesi olmaktan oldukça uzaktır. Kusurlarımızı iyice düşünüp, ölçüp biçmek devamlı faydalıdır. Çünkü biz mükemmel değiliz. Bu, kendimizi geliştirmemiz için yeni yollar bulmamıza yardım edebilir. Ancak ne Avustralya’nın dünyadaki en kötü toplum olduğuna, ne de Avustralya’lıların (dünyanın) en kötü insanları olduğuna inanıyorum. Avustralya’lıları daima cömert ve bir birleriyle ilgilenen insanlar olarak görüyorum”.

Başbakan Kevin Rudd’un sözcüsü, Avustralya’nın çok günahkar bir ülke olup olmadığının tartışmalı bir konu olduğunu ifade etmiş. “Başbakan, Avustralya’nın büyük bir ülke olduğuna ve Avustralya’lıların iyi, cömert ve çalışkan insanlar olduğuna inanıyor” demiş. Muhalefet lideri Tony Abbott ise yorum yapmayı reddetmiş.

Aslında kilise ve hükümet -bu günahları yapılan güzel şeyler ile örtmekten ziyade- bu günahları toplumdan kaldırmanın çare ve planlarını üretseydi Avustralya için en güzel işi yapmış olurdu. Çünkü, tarih boyunca toplumları, ükeleri ve devletleri helâk eden, maddi ve manevi bir çok problemler ortaya çıkaran, insanları acı ve ızdırap içinde kıvrandıran hep bu günahlar olmuştur.

Zina ve fuhuş, insanın tabiatını bozar. Mükemmel yaratılışını (ahlâkını) tahrip eder. Merhamet, vicdan, acıma, vefâ, hayâ duygularını öldürür. Anlayış ve kavrayışını zayıflatır. Hâfızasını yok eder. İnsan vücûdunda ve psikolojisinde bir çok hastalıkların çıkmasına sebep olur. Zinanın arttığı ülkelerde daha önceden adını hiç duymadığımız türlü,türlü yeni hastalıkların ortaya çıktığını görmüyormusunuz? Yirminci yüzyılda dünyayı tehdit eden AIDS hastalığının sebebi nedir?

Zikredilen yedi günahın bir birleriyle yakından ilişkisi vardır: Zina ederek merhamet ve acıma duygularını kaybeden bir insan şiddete baş vurur. Kaba kuvvet kullanır. Hatta kendi ailesine bile merhamet ve şefkat ile yaklaşmaz. Onları ortada bırakıp başka kadınlara gitmekten hiç çekinmez. Kendi yavrularını ormandaki vahşi hayvanlara terkeden acımasız babalar gibi...

Zina eden bir insanın iştah ve şehveti kabardığı için aç gözlü ve hırslı olur. Başkalarının elinde bulunan imkanlara hased eder. Kendi hanımına değil, başkalarının hanımlarına, kızlarına göz diker. Ne kadar çok olursa olsun kendi elinde bulunanları az görür. Bu nedenle başkalarının elinde bulunanlara saldırır. Bu da toplumda kin, nefret ve öfkeyi doğurur. Savaş, kavga ve çatışma çıkarır. Yüce insan ne güzel söylemiş: “Şuh’tan şiddetle sakının. Çünkü “Şuh”, sizden önceki bir çok halkı helâk etti. Şöyle ki, birbirlerinin kanını akıtmaya, mahrem’lerini (can, mal, şeref, namus gibi dokunulmaz haklarını) helal görmeye kadar götürdü” (Müslim, Birr 56). Nedir Şuh? Cimrilik ile birlikte çok mal toplama (servet edinme, para kazanma) hırsı. Texas petrolleriyle yetinmeyip Bağdat petrollerine göz diken böylece bir milyon insanı öldürmekten çekinmeyen canavarlar gibi...

SÜNNET RİSALESİ
1- SÜNNETE YÖNELTİLEN İTİRAZLAR VE ELEŞTİRİLER
2- HADİSLERİN YAZILMASI
Bütün Sünnet Risaleleri
NÜBÜVVET PINARI
     12-11-2004 Hadis Dersi
     05-11-2004 Hadis Dersi
Bütün Hadis Dersleri
HADİS OKU
     118. Hadis - Sadaka
     119. Hadis - Çevre Temizliği
ve İslam
Bütün Hadisler
KURAN DİNLE
     Harika Kız
     Yasir Abdussamed
 
MELBOURNE 3Z RADYOSU KONUSMALARI
     Medinedeki Adamlar
     Kirmizi Sal
     Allah İçin İş Yapmak
     Aile Ferlerine Yapilan Harcamalar
 
Copyright © Fehmi Cicek