DİNSİZ (ATEİST) AHLAK’LI OLABİLİR Mİ?
Bir okuyucum “Hocam, dinsiz bir köşe yazarı, dinsizlerin de dinciler kadar ahlak’lı olabileceğini iddia ediyor. Çok ilginçtir ki, bir başka yazısında da eşcinselliği savunuyor. Bu duruma ne dersiniz?” diye soruyor. Öncelikle bu okuyucuma hassasiyetinden dolayı teşekkür ederim. Eğer bu söylediği doğruysa, bu duruma kahkahayla gülmekten başka ne denir ki?! Dinsiz köşe yazarı! Ahlak’lı olmaktan bahsetmek! Eşcinselliği savunmak! Daha neler duyacağız ya Rabbi!? Bu insanlar bu kadar da mı akıllarını, şuurlarını, vicdanlarını kaybettiler? Yoksa bunlar ne dediklerini bilmiyorlar mı?
CARM (Christian and Research Ministry) kurucu başkanı Matt Slick “Ateism aklen iflas etmiştir. Ateism’de ahlaki “Doğru” ve “Yanlış” kavramı yoktur. Ahlaki olarak “Olmalı” veya “Olmamalı” ölçüsü yoktur. Neden? Çünkü Allah’ı hayattan çıkarırsanız, objective ahlaki hakikatlerin üzerine bina edildiği standardları da hayattan çıkarmış olursunuz. Ateism beşeri tecrübelere, beşeri şartlara ve beşer aklına dayalı subjective bir ahlak anlayışı getirebilir. Ancak doğal olarak böyle bir ahlaki değerlendirme relativistic (izâfi) ve tehlikelidir, (kişiden kişiye) değişebilir, kendi kendine çelişebilir ve anarşiye götürebilir” der. Mirriam Webster’in sözlüğü ise ateism’i “Wickedness” kelimesiyle eş anlamlı görür.
Hemen belirteyim ki “Dinsiz” ile “ahlak’lı olmak” kelimeleri bir birine taban tabana zıt iki kavramdır. Başta Encarta olmak üzere bir çok batılı ansiklopedi, dinsiz (ateist) bir kimseyi “Allah’ın varlığını inkar eden şahıs” olarak tanımlar. Buna göre ateism, bir yaratıcının varlığını inkar eden düşünce(?) sistemidir.
“Ahlak” kelimesi ise Arapça bir kelime olup “Huluk” kelimesinin çoğuludur. Yaratılış özelliği, yaratılış şekli, yaratılış huyları anlamına gelir. Buna göre “Ahlak”, yaratılışın özüdür. Çok enterasandır ki “Yaratılış” anlamına gelen “Hilkat” kelimesi, “Ahlak” kelimesi, “Yaratıcı (Hâlık)” kelimesi aynı köktendir. Bütün bunların bize verdiği anlam şudur: Ahlak, yaratıcıdan gelir. Ahlak ile Yaratıcı (Hâlık) arasında doğrudan bir ilişki vardır. Yüce Yaratıcı, yarattığı insanın varlığına (tabiatına, mayasına), utanma, merhamet, acıma, iman, vicdan, ahlak, haya vs, değerlerini de yerleştirmiştir. Bu değerler doğuştan her insanda vardır. İlahi bir hediyedir. Ancak kimisi hayatın akışı içerisinde bu hediyelerin kıymetini bilmeyerek tahrip eder, kimisi de koruyup muhafaza eder.
Buna göre; dinsiz, ahlak’lı olamaz. Ahlak’lı, dinsiz olamaz. Bu iki kavram bir birine tamamen zıttır. İki zıt şeyin aynı zamanda ve aynı mekanda bir araya gelmesi aklen imkansızdır. Mantık dışıdır (Deliler hariç).
Dinsizin yaptığı bir kaç –görünüşte güzel- işe bakmayın. Doğumundan ölümüne kadar dinsizin yaptığı bütün işleri, söylediği bütün sözleri, sözleri ve fiilleri yaparken kalbinin içinde taşıdığı niyetleri, bütün detaylarıyla araştırdığınızda ne rezâletler, ne çirkinlikler, ne kötülükler ile karşılaşacaksınız!
Yaratıcıyı inkâr edip ahlak’ını (yaratılış değerlerini) tahrip eden bir kimseden her türlü ahlaksızlık beklenir elbette. Eşcinselliği de savunur, fuhuşu da! Namussuzluğu da savunur, .......... da!
Bir insan eşcinselliği savunabilir mi? Erkek köpek ile erkek köpeği, erkek domuz ile erkek domuzu çiftleştirmeye çalışın, asla kabul etmez. Onları zorlarsanız, üzerinize saldırır. Hayvanların bile kabul etmediği, kedi-köpeğin, domuzun reddetiği bir işi, insan nasıl yapar!?!?... Dahada kötüsü, gazete köşelerinden savunabilir?! Köşe yazarlığı bu kadar düştü mü? Böyle bir işi, değil savunmak, konuşmak, teleffuz etmek, düşünmek bile insanın yüzünü kızartır. Tüylerini diken, diken eder. Utancından yerin dibine geçirir!... Tabi ki “insan” olan birisinin!...
Hırıstiyanlığa göre de eşcinsellik “iğrenç” bir iştir (Bkz.İncil:Lev.18:22). “Eğer bir erkek – bir kadınla yattığı gibi- bir erkekle yatarsa her ikisi de tiksindirici bir iş yapmıştır. Onlar kesinlikle öldürüleceklerdir” (Lev. 20:13).
Kur’ana göre böyle bir rezilliği dünya tarihinde ilk başlatan Lut (as)’ın kavmi Sodom olmuştur. Lut (as)’ın senelerce süren nasihatlerini, uyarılarını dinlemeyen Sodom halkı gökten yağan ateşten taşlarla helak edilip yerin dibine geçirilmiştir. Kur’an çağımızdaki insanlara emrediyor: “Yeryüzünü gezip dolaşın. Bakın ve görün. İnkarcıların sonu ne hale geliyor?!” Nasihatlerle uyanmayan, azab ile uyanır. İnanmıyor musnuz? O zaman Lut gölünün uzaydan çekilen fotograflarını inceleyin!
Görüyormusunuz, atom parçacıklarından derin galaxilere kadar bu kainatı yönetip idare eden Yüce Yaratıcı’yı inkar eden bir insan, kendi kendisini nerelere düşürüyor? Hayvanın bile kabul etmediği bir işi savunacak hale geliyor!?
Yazık, yazık. |