Ayrılık vakti geldi. On gün ne çabukta gelip geçti! Bir rüya gibi. Seven, sevgilisinden nasıl ayrılır!? Hele sevgili,milyarların gönlünde taht kuran "Beşerin Efendisi" olunca?! Arafat'ta ''İnsanlar! Sözümü iyi dinleyin. Bilmiyorum ki, önümüzdeki sene sizinle bir daha görüşebilir miyim?'' dediğinde yüz on bin sahabenin gözlerinden yaşlar boşalmıştı. İlk ağlayan gözü yaşlı Ebu Bekir olmuştu. Ömer bunu görünce bir şeyler sezdi. ''Niye aglıyorsun Ey Ebâ Bekir?''diye sorduğunda ''Görmüyormusun ey ömer? Ayrılık vakti gelmiş. Rasulullah veda konuşması yapıyor!'' dediğinde sevgilinin vefatının yaklaştığını anlayan Ömer de ağlamaya başlamıştı. Bir önceki sene umre yapmak için Rasulullah'a gelip izin istediğinde Allah Rasulü ''Bizleri de dualarınızda unutmayınız ey kardeşciğim'' deyince ''Vallahi bana öyle bir kelime söyledi ki, o söze bütün dünyayı değişmem!'' diyen ömer!... Çölün ortasında vahşetin karanlıkları içinde kayalar gibi sertleşen kapleri "İSLAM"la diriltip merhamet, sevgi ve şefkat yıldızları yapan O güzel peygamberden ayrılmanın acısını ancak yüreği aşk ve sevgiyle yanıp tutuşan insanlar bilir!.. Tıpkı Fâtımatü'z- Zehrâ gibi... Çiçek Fâtıma... Peygamber çiçeği... Babasının ''Fâtıma benden bir parçadır. Kim onu sevindirirse, muhakkak ki beni sevindirmiştir. Kim onu üzerse, muhakkak ki beni üzmüştür'' dediği Fâtıma... Allah Rasûlü Medine'yi terk edeceği zaman en son onunla vedalaşır, Medine'ye döndüğünde Mescitte iki rekat namaz kıldıktan sonra ilk olarak onu ziyaret ederdi. Baba-kız arasındaki şu sevgiye bakın!.. Günümüzdeki baba-kızlar'a duyurulur! Bir gün Hz. Peygamber evinde otururken Hz.Fâtıma içeri girer. Yürüyüşü tıpkı babası! Hz.Peygamber ''Hoş geldin sevgili kızcağızım'' diyerek onu yanına oturtturur. Sonra kulağına hafifçe eğilip bir sır verir. Hz.Fâtıma hıçkırıklar içinde ağlamaya başlar. Sonra eğilip diğer kulağına bir şeyler söyler. Bu sefer yüzü tebessümler içerisinde ay gibi parlamaya başlar. Daha sonra Hz.Aişe ''Ey Fâtıma neden ağladın, neden güldün?''diye sorunca ''Allah Rasûlü'nün sırrını açığa vuramam'' der. Aradan aylar geçip Allah Rasûlü vefat ettikten sonra Hz.Aişe ''Ey Fâtıma. Ben senin annen sayılırım. Allah için soruyorum. O gün Rasûlullah sana ne dedi de ağlayıp-güldün?" dediğinde Hz.Fâtıma ''Þimdi söyliyebilirim. Birincisinde kulağıma eğilip ''Pek yakında vefat edeceğini söyledi. İşte o zaman dayanamayıp ağladım. İkincisinde ise "Üzülme, ailemden bana ilk kavuşacak olan sensin'' dediğinde tebessüm edip güldüm!'' cevabını verir. Hz.Peygamber'in vefat ettiği gün ise, şu şiiri dile getirir:
''Mâzâ 'Alâmen şemme türbete Ahmed,
Ellâ Yeşümme Medezzemâni gavâliyâ.
Sabbet 'Aleyye Mesâib,
Lev Ennehâ sabbet 'Alel'eyyâmi,
'Udne Leyâliyâ.
"Ahmed'in kokusunu tadan bir kimse için,
Bir daha onun kokusunu duyamamanın,
Ne büyük bir acı olduğunu siz bilirmisiniz?
Onun vefatıyla üzerime öyle musibetler yağdı ki,
Þayet o acılar günlerin üzerine yağsaydı,
Kıyamete kadar gelen bütün günleri,
Karanlık gecelere çevirirdi."
Tıpkı, o vefat ettikten sonra Medine sokaklarında o sevgiliyle geçirdiği hatıralar gözünün önünde canlanınca dayanamayıp Medineyi terkeden Bilal'ler gibi...
Tıpkı o sevgilinin getirdiği değerlere aşık olup onun mesajlarını dünyanın dört bucağına taşımak için Medineyi terkedip dünyaya yayılan sahabeler gibi... (Türkler onların gayretleri vesilesiyle müslüman olmuştur)
Elveda sana, ey güzel Peygamber!
Elveda sana, ey insanlığa ''insanlığı'' öğreten güzel Nebi!
Elveda sana, ey bize ''Sevmeyi, sevilmeyi, aşkı, sevgi medeniyetini öğreten güzel insan!
Elveda sana, ey bize adaleti, hikmeti, fazileti, ilmi, cömertliği, kahramanlığı,
devlet yönetimini, eğitimi, insan haklarını öğreten son Peygamber!
Elveda sana, ey bize vefâ'yı, teşekkürü, hayâ'yı, edeb ve ahlâkı öğreten yüce insan!
Elveda sana, ey bize ''yüce değerleri'' öğreten sevgili!
Elveda sana, ey gül kokusunu hâlâ daha bağrında saklayan güzel mescid!
Elveda sana, Medine'm!
Elveda sana, ey beşer tarihinin altın çağının yaşandığı şehir!
Elveda sana,ey Beşerin Efendisi!
Rabbim, Firdevs cennetinde, Hamd sancağının altında, Havz'ın etrafında Sana kavuşup, seninle tanışıp-buluşmayı bu fakire ve kalbinde sevgi ateşi olan herkese nasib etsin!
Elveda sana, ey sevgili!
Elveda, elveda, elveda...
H.Fehmi Çiçek
12.12.2009
|