İSLAM VE SİYASET
Buradaki "siyaset" kelimesinden kastımız, günlük politik çekişmeler, kısır tartışmalar, makam ve mevki için karşı tarafı kötüleyip kendisini dev aynasında gören anlayışlar asla değildir. Bilakis "siyaset" kelimesini dünyanın en medeni insanı Hz. Muhammed (sav.)'in kullandığı anlamda ele alıyoruz. O (sav.) bu kelimeyi "yönetme, idare etme" anlamında kullanmıştır. "Kânet Benû İsrâil Tesûsühümül Enbiya (İsrail oğullarını peygamberler siyaset (yönetir, idare) ederdi". Bu anlamda bütün peygamberler birer siyasi yöneticidir. Diğer insanlarda görülmeyen "Fetânet" (yüksek akıl, dehâ), yüce ahlak, derin bilgi gibi bir takım üstün sıfatlara sahiptirler. Tarih boyunca insanları sömüren zâlim diktatör sistemleri yıkıp yerine ilahi adaleti sağlayan insan haklarına dayalı bir medeniyet kurmak için görevlendirilmişlerdir. Eski Mısır'da milyonlarca insanı köleleştiren ve dev pramitlerin harcını insan eti ve kanından yapan Firavun sistemlerine karşı gönderilen Mûsâ'lar gibi... Zulümlerine hiç kimsenin karşı koyamadığı Nemrud'lara "Dur!" diyen İbrahim'ler gibi... İnsanları kul'a kul yapan (insanı insana köleleştiren) bütün sistemlere karşı gönderilen Gül Muhammed'imiz gibi... En güzel selamlar onların üzerine olsun. Bu nedenledir ki peygamberler insanlığın gerçek liderleridir.
Yönetici-yönetilen ilişkileri dünya tarihi boyunca toplumların en önemli meselelerinden biri olagelmiştir. Bir çok filozof ve sosyal bilimci bu konuda görüş beyan etmiş ve eserler yazmışlardır. Ünlü batı düşünürü Jean- Jacgues Rousseau, en iyi yönetim biçimi hakkında devamlı tartışmaların yapıldığını dile getirmiş ve "Demokrasi yönetimi, genel olarak küçük devletlere, Aristokrasi orta devletlere, Monarşi de büyük devletlere elverişli gelmektedir" demiştir (Bkz. "Toplum Sözleşmesi", J. J. Rousseu, sh. 78-79, Adam yayınları). Modern political science (siyaset bilimi)nin batıdaki ilk kurucusu olarak bilinen Fransız Saint Comt ve onun talebesi August Comt "Fizik'in, kimyanın kanunları ve kuralları oldugu gibi, aynı şekilde- pozitif ilimlerdeki kadar olmasa da- yönetim ve siyasetin de kanunları ve kuralları olmalıdır" diyerek yöneticiyi subjective (nefsâni, keyfi) olmaktan çıkarmak için , siyaseti kurallara ve ilkelere bağlamak istemişlerdir. Bugün batı ülkelerinin bir çoğunda bu fikirin etkisiyle devlet yönetimi ve siyaset, belirli bir ölçüde istikrar kazanmış ve çarklar rayına oturmuştur. Her güzelliği kendilerine yontmaktan zevk alan batılılar; bu "ilkeli siyaset", "kurallara ve kanunlara bağlı olan yönetim biçimi" düşüncesini ve siyaset bilimini ilk defa dünyaya kendilerinin duyurduklarını iddia ederken, Augoust Comt'tan asırlar önce yaşayan Hz. Ömer (Allah Ondan Râzı olsun) halife olunca hutbeye çıkıp "Eğer Kur'an ve Sünnet'ten ayrılırsam ne yaparsınız?" demesi üzerine sıradan bir vatandaş ayağa kalkıp "Lekavvamnâke bisuyûfunâ yâ Ömer (Seni kılıçlarımızla düzeltiriz, ey Ömer!)" demiştir. O zaman ki devlette anayasa (hukuk) Kur'an ve Sünnet idi. Hz. Ömer (r) bu cümlesi ile "Eğer ben hukuktan ayrılıp nefsani heva ve hevesime göre ülkeyi yönetirsem ne yaparsınız?" demek istemiş, bunun üzerine de sıradan bir vatandaş çıkıp "Seni kılıçlarımızla hukuka çekeriz, ey Ömer" demeye getirmiştir. İşte hukukun üstünlüğü!.. İşte hukuk devleti!.. İşte hukuka saygı!.. İşte hukuku bilen toplum!... İşte subjective değil, ilkelere göre hareket eden yönetici...
Öte yandan, siyaset biliminin August Comt ile başladığını iddia edenlere, İmam Ebû Yusuf'un - ki kendisi Comt'tan yaklaşık bin yıl önce yaşamıştır- yazdığı "Kitabu'l-Harac (Ekonomik Sistem ve Vergi Kanunu)", Mâverdî'nin yazdığı "El-Ahkâmu's-Sultâniye (Yönetim Hukuku)" ve devlet yönetimi alanında "Es-Siyâsetü'ş-Þer'iyye" türünden yazılan ve hala günümüze ışık tutan binlerce islami kaynak eseri gösteririz. Anlayan kalpler için...
Yazımızı Beşer'in Efendisi'nin kıyamete kadar gelen yöneticilere büyük bir uyarı niteliği taşıyan şu evrensel sözüyle bitirelim: "Allah'ın her hangi bir topluluğa yönetici yaptığı insan, eğer halkına sahtekarlık yapmış olarak ölürse, Allah -kesinlikle- ona cenneti haram eder!.." (Buhari, Ahkâm 8. Muslim, İmâre 21)
HASAN FEHMİ ÇİÇEK
www.fehmicicek.com
|