ANA SAYFA
      HAYATI
      ŞİİRLERİ
      HİKAYELERİ
      KİTAPLARI
      MAKALELERİ
      DÜNYA GAZETESİ YAZILARI-MELBOURNE
      ÇOCUKLAR İÇİN
      İLETİŞİM BİLGİLERİ


   BİZANS İMPARATORU
HERAKLIUS HADİSİ
  
117. HADIS - Bari insanlara zarar verme!

عَنْ أَبِي ذَرٍّ جُنْدَبِ بْنِ جُناَدَةَ رضي الله عنه قَالَ: قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيُّ اْلأَعْمَالِ أَفْضَلُ ؟ قَالَ: اْلإِيمَانُ بِاللَّهِ وَالْجِهَادُ فِي سَبِيلِهِ قُلْتُ :أَيُّ الرِّقَابِ أَفْضَلُ ؟ قَالَ أَنْفَسُهَا عِنْدَ أَهْلِهَا وَأَكْثَرُهَا ثَمَنًا قُلْتُ : فَإِنْ لَمْ أَفْعَلْ ؟ قَالَ: تُعِينُ صَانِعًا أَوْ تَصْنَعُ لأَخْرَقَ . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِنْ ضَعُفْتُ عَنْ بَعْضِ الْعَمَلِ ؟ قَالَ: تَكُفُّ شَرَّكَ عَنِ النَّاسِ فَإِنَّهَا صَدَقَةٌ مِنْكَ عَلَى نَفْسِكَ. . متفق عليه

İmam Buharî ve Müslim, Ebu Zerr Cündib b. Cünâdete (r.a)’ın şöyle dediğini rivayet etti:

أَيُّ اْلأَعْمَالِ أَفْضَلُ ؟ Ya Rasulellah! Hangi amel daha faziletlidir? (Hangi amel daha kıymetli, daha değerlidir?)

سَبِيلِهِ قَالَ: اْلإِيمَانُ بِاللَّهِ وَالْجِهَادُ فِي “Allah’a iman ve Allah yolunda cihattır” buyurdu.

قُلْتُ :أَيُّ الرِّقَابِ أَفْضَلُ ؟ Hangi köleyi azat etmek daha faziletlidir? Dedim

قَالَ أَنْفَسُهَا عِنْدَ أَهْلِهَا وَأَكْثَرُهَا ثَمَنًا Sahibine göre en kıymetli ve fiyatı en pahalı olanı, dedi.

قُلْتُ : فَإِنْ لَمْ أَفْعَلْ ؟ Cihat edemezsem, köle âzat edecek durumum yoksa, ne yapayım?

قَالَ: تُعِينُ صَانِعًا أَوْ تَصْنَعُ لأَخْرَقَ İyi bir iş yapana yardım edersin veya işini beceremeyenin işini görürsün, diye cevap verdi.

يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِنْ ضَعُفْتُ عَنْ بَعْضِ الْعَمَلِ ؟ Ey Allah elçısi, bazı iyi amelleri yapmaya gücüm yetmiyorsa (sizin saydıklarınızdan hiçbirini yapamıyorsanm) ne buyurursunuz?

قَالَ: تَكُفُّ شَرَّكَ عَنِ النَّاسِ فَإِنَّهَا صَدَقَةٌ مِنْكَ عَلَى نَفْسِكَ. Hz. Fahr-i Cihan “ O zaman insanlara zarar verme... Bu da senin için bir sadakadır” dedi. (Buharî, Itk 2; Müslim, Îman 136)

* * *

Çok geniş kapsamlı hayırları içine alan, ince, ulvî ve değerli noktalara temas eden bu hadis-i şeriften çıkaracağımız ibret ve dersleri şöyle sıralayabiliriz:

Allah’a İman

1- Şu dünyada bir insanın yapabileceği en değerli iş Allah’a imandır. Allah’a iman, bir Müslüman’ın en kıymetli hazinesidir. Şu hayatta Allah’a inanmak kadar değerli, faziletli, kıymetli ve önemli hiç bir iş yokur.

Allah’a inanmayan inançsız bir kimsenin bu dünyada içine düştüğü sıkıntı, buhran, stres ve depresyon gibi hastalıkları hep birlikte görmekteyiz. Zaten böyle kimseler hayatın acılarına dayanamayarak intihar ediyorlar. Ölümle yok olacağına inanan bir kimse, ölüme yaklaştıkça korku, dehşet ve strese girmekte, bazen de bu acıya dayanamayarak kendi canına kıymaktadır.

Burada aklımıza şöyle bir soru gelmektedir: Ölümle yok olup gitmeye inanmak mı daha kolaydır, yoksa ölümün ikinci bir hayata geçiş olduğuna inanmak mı? Diğer bir ifadeyle, ölümle yokluğun derinliklerinde kaybolup yok olmaya inanmak mı daha güzeldir, yoksa ölümle çok daha yüce, çok daha ulvî, çok daha mükemmel bir hayata geçmeye inanmak mı daha güzeldir?...

Kainatın yaratıcısını tanımayan bir kimse, herşeyi yoktan var eden vâcibul-vücud (mutlak varlığı) inkâr eden bir kimse; kainatı, eşyayı ve varlığı doğru algılayamadığından dolayı, günlük hayatında birçok yanlışlıklar, haksızlıklar ve zulümler yapar. İşte böyleleri Kur’an ifadesiyle “mahlukatın en şerlileridir”. İşin garibi “Güzel yaptığını” zannederek...

O nedenle, bize iman gibi büyük bir nimet vererek bizi İslamla şereflendiren, tasavvurumuzu, beynimizi, kalbimizi en yüce ölçülere açan kainatın Yaratıcısını mahlukatı adedince, kelimelerinin sayısınca, Arş’ının ağırlığınca hamd ile tesbih ederiz.

Allah Yolunda Cihat

2- Allah’a inanmakla mutlak güzelliğin kaynağına inanan, ardından kainatın Yaratıcısından gelen bu güzellikleri bütün dünya halklarının tatması için gece gündüz çalışan bir kimseden daha değerli, daha faziletli hiç kimse yoktur... Allah yolunda cihadın bir başka anlamı; Allah’tan gelen yüce değerleri, ulvî güzellikleri dünya insanlığıyla paylaşmak için gece gündüz uğraşmak demektir. Bu nedenledir ki İmam Buharî ve Müslim’in Ebu Hureyra (r.a)’tan rivayet ettiği bir hadis-i şerifte “En faziletli en değerli, en kıymetli insan kimdir?” Sorusuna Hz. Fahr-i cihan Efendimiz (a.s.v) مؤمن يجاهد في سبيل الله بماله ونفسه “Canıyla, malıyla Allah yolunda cihad eden bir mümin”cevabını vermiştir (Buharî, Cihat 2. Müslim, İmare 122). Bir başka hadis-i şerifte de cihada denk bir amel göstermesini isteyen bir sahabeye Efenidmiz (a.s.v), ilk önce لا أجده “cihada denk hiç bir amel bulamıyorum” cevabını vermiş, ardından “Mücahid evinden dışarı çıktığı zaman, mescide girip mücahit tekrar evine gelinceye kadar hiç bozmadan devamlı namaz kılmaya, hiç iftar etmeden devamlı oruç tutmaya güç yetirebilir misin?” diye sormuş. O sahabe de “buna kimin gücü yeter ki?” demiştir.

Modern Kölelik ve İslamiyet

3- Köle âzat etmekle ilgili bir kaç ayet-i kerimeye ve hadis-i şeriflere şöyle bir göz atalım:

İmam Buharî ve Mislim, Ebu Hureyre (r.a)’dan naklen Hz. Fahr-i Cihan (Aleyhissalatü vesselam)’ın şöyle dediğini rivayet ettiler:

 

وعَنْ أبي هُرَيْرَةَ، رَضِيَ الله عَنهُ، قَالَ: قَالَ لي رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم : مَنْ أَعْتَقَ رَقَبَة مُسْلِمَةً أَعْتَقَ الله بِكُلِّ عُضْوٍ مِنْهُ عُضْواً مِنْهُ مِنَ النَّارِ حَتَّى فَرْجَهُ بِفَرْجِهِ  .   

“Her kim bir köle âzat ederse, Allah Teala da, o kölenin her bir uzvuna karşılık, o kimsenin bir uzvunu cehennem ateşinden âzat eder. Hatta şöyle ki tenasül organına karşılık tenasül organını âzat eder...” (Buhari, Keffaret 6. Muslim Itk 22-23)

Bu ve buna benzer diğer hadisler ve ayetler, İslam’ın insana verdiği değeri gösteren açık delillerdir. Efendimiz (a.s.v), o günlerde tarihi bir vakıa olan köleliği ve kıyamete kadar devam edecek olan modern köleliği yok etmeyi, böylece insanların barış, huzur ve mutluluk içinde yaşamalarını planlamıştır.

Zaten onun bu teşviklerinden sonra bir çok zengin sahabe on binlerce köleyi âzat etmişlerdir. Bizzat Efendimiz (a.s.v), kölesi Zeyd b. Sabit’i âzat edip Yemendeki Anne babasının yanına dönmesi için serbest bırakınca Zeyd b. Sabit “Benim anam da sensin, babam da sensin ya Rasulallah” diyerek Rasulullah’ın yanından ayrılmamıştır. Fahr-i Cihan Efendimiz bir başka hadis-i şerfte “Onlar sizin kardeşleriniz ve hizmetçilerinizdir. Allah onları sizin sorumluluğunuz altına vermiştir. Kimin sorumluluğu altında bir kardeşi varsa, yediğinden ona yedirsin, giydiğinden ona giydirsin. Onlara güçlerinin yetmeyeceği bir yük yüklemesin. Eğer ille de onlara ağır bir sorumluluk yüklemek zorunda kalırsa, onlara yardım etsin..” (Bkz, Buhari İman 22. Müslim Eyman 40) buyurmuştur.

İslam’ın kölelere verdiği bu büyük değerden dolayı, Ebu Hureyre (r.a):

وَعَنْ أَبي هُرَيرَةَ، رَضِيَ الله عَنْهُ، قالَ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم : لِلْعَبْدِ المَمْلُوكِ المُصْلحِ أَجْرَانِ وَالَّذِي نَفْسُ أَبي هُرَيْرَةَ بِيَدِه لَوْلا الجِهَادُ في سَبِيلِ الله، وَالحَجُّ، وَبِرُّ أُمِّي، لأَحْبَبتُ أَنْ أَمُوتَ وَأَنَا ممْلُوكٌ.

“Ebu Hureyra’nın canını (kudret) elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Eğer Allah yolunda cihat, hac ve anneme iyilik (meseleleri) olmasaydı, köle olarak ölmeyi isterdim...” demiştir (Bkz, Buhari Itk 16. Müslim Eyman 44).

Beled suresi 11-13 ayet-i kerimelerinde kâinatın Yaratıcısı “O, sarp yokuşu aşamadı. Sarp yokuşu aşmak nedir sen bilir misin? Bir köle âzat etmektir” buyurmaktadır. Günümüzde kölelik kalkmıştır. Ama İslâm uleması Kur’an nasslarının kıyamete kadar bâki olduğuna ittifak etmişledir. O halde bu ayet-i kerimeyi günümüz lisanında nasıl anlamak gerekir? Evet günümüzde, köleleiğin ayağa pranga vurup kırbaçlarala çalıştırma şekli ortadan kalkmıştır (Gerçi batı dünyası bunu 18. yüzyıla kadar devam ettirmiştir). Ama çağımızda kapitalist batı düşüncesiyle modern kölelik devri başlamıştır. İnsanlar patronların kölesi haline getirilmiştir. İşçiler patronun izni olmadan hiç bir şey yapamamaktadır. Programlanmış robot gibi günün belirli saatlerinde patronun hegomonyası altına girmiştir. Hatta bazı patronlar işçilerinin bedenlerini esaret altına aldıkları gibi ruhlarını da esaret altına almaya çalışmaktadır. Günümüz dünyasında milyonlarca insan ağır ekonomik şartlar altında patronların kölesi olmaya mecbur edilmiştir...

İşte bu ayet-i kerime ve Efendimizin yukarıdaki hadis-i şerifleri patronları, işçilerine ekonomik bağımsızlık vererek onları âzat etmeye teşvik etmektedir. Günümüz dünyasında bir patron, işçilerinden bir veya ikisine sermaye verip onlara iş öğrettikten sonra bir dükkan açarak “Hadi bakalım evladım, kendi ekmeğini kendin kazan” diyerek onlara ekonomik bağımsızlık verir ise, bir köle âzat etmiş gibi olur. Kendisine ekonomik olarak bağımlı olan bir insanı, ekonomik bağımsızlığına kavuşturması, o kimseyi yukarıdaki ayet ve hadislerin müjdesi içine alır.

Hz. Fahr-i Cihan Efendimiz (a.s.v), bir cariyesi olup da o cariyeye İslamî terbiye veren (terbiyesini de güğzel yapan) ardından onu okutan (Eğitimini de iyi yapan), sonra da onu âzat edip onunla evlenen kimseyi iki kat ödülle müjdelemiştir (Bkz, Buhari Itk 16. Müslim İman 241).

Bütün bu ayetler ve hadisler bizleri bir insan diriltmeye teşvik ediyor. Köle âzat ederek, işçiye ekonomik bağımsızlık vererek, vasıfsız bir kimseye yetenek kazandırarak, eğitip onu okutarak, insanca yaşayabileceği bir hayat sunarak insan diriltmeye...

Yüce Rabbimiz “bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş gibidir” (Maide: 32) diyor...

Hz. Fahr-i Cihan “Kim bir köle âzat ederse, Allah Teala, o kölenin her bir uzvuna karşılık, o kimsenin bir uzvunu cehennem ateşinden âzat eder...” (Müslim, Itk 22)buyuruyor.

Patronlar! Zenginler! Varlıklılar!... Bu güne kadar kaç köle âzat ettiniz?!. Kaç İnsan dirilttiniz?!.

İyilikleri Teşvik Etmek

4- Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), fiilen bizzat kendisi iyilik yapmaya gücü yetmeyen kimselere, başkalarının yaptığı iyiliklere destek vererek, o iyilikleri yapan kimselere yardım ederek, en azından sözleriyle teşvik ederek, o iyiliklere ortak olmayı tavsiye ediyor. Hiç şüphesiz ki böyle bir anlayış, faziletli ve yüce bir hayatın ışıklarıdır. Zira günümüzde bir çok insan, başkalarının yaptığı iyiliklere bırakın yardımcı olmayı, bırakın teşekkür etmeyi, hatta engel olarak, aleyhte konuşarak köstek olmaktadır. İşte böyle insanların bol olduğu günümüz dünyasnda Efendimizin bu hadisinin kıymetini çok daha iyi anlıyoruz. Bizlere gösterdiği hayat modelinin ne kadar derin, ne kadar zengin ve ne kadar değerli olduğunu bir kere daha görüyoruz. Yüce değerler, güzellikler Peygamberine yeryüzündeki çakıl taşlarının sayısınca salat-u selam olsun.

Bâri Zarar Verme

5- Hadis-i şerifimizin son kımsında çok ince, derin ulvî bir nükte daha vardır: “İyilik yapmaya gücüm yetmezse?” diyen sahabeye Hz. Fahr-i Cihan (a.s.v), “O zaman insanlara zarar verme (iyilik yapamıyorsan, bari insanlara zararın dokunmasın). Bu da senin için bir sadakadır” diyerek insanlara zarar vermemeyi bile sadaka olarak değerlendirmiş ve kişiye sevap getireceğini bildirmiştir!..

Biz şehadet ederiz ki, böyle yüce ölçüleri bize öğreten, böylece insanlara zarar vermemeye bizleri teşvik eden bir Peygamber, HAK’tır. Bu mükemmel din ve bu mükerrem Peygamber’in mesajları kıyamete kadar bütün çağları aydınlatmaya devam edecektir... Sen!.. Bu yüce değerleri bize öğreten güzel peygamber!.. Selam olsun sana... En güzel dualar ve selamlar senin üzerine olsun... Ey geçmişin ve geleceğin Efendisi... Kâinatın güneşi... Allah’ın son Peygamberi...

SÜNNET RİSALESİ
1- SÜNNETE YÖNELTİLEN İTİRAZLAR VE ELEŞTİRİLER
2- HADİSLERİN YAZILMASI
Bütün Sünnet Risaleleri
NÜBÜVVET PINARI
     12-11-2004 Hadis Dersi
     05-11-2004 Hadis Dersi
Bütün Hadis Dersleri
HADİS OKU
     118. Hadis - Sadaka
     119. Hadis - Çevre Temizliği
ve İslam
Bütün Hadisler
KURAN DİNLE
     Harika Kız
     Yasir Abdussamed
 
MELBOURNE 3Z RADYOSU KONUSMALARI
     Medinedeki Adamlar
     Kirmizi Sal
     Allah İçin İş Yapmak
     Aile Ferlerine Yapilan Harcamalar
 
Copyright © Fehmi Cicek