ANA SAYFA
      HAYATI
      ŞİİRLERİ
      HİKAYELERİ
      KİTAPLARI
      MAKALELERİ
      DÜNYA GAZETESİ YAZILARI-MELBOURNE
      ÇOCUKLAR İÇİN
      İLETİŞİM BİLGİLERİ


   BİZANS İMPARATORU
HERAKLIUS HADİSİ
  
127. HADİS - Sevap Kazanma Yolları

 عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم: قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُ رَجُلاً يَتَقَلَّبُ فِي الْجَنَّةِ فِي شَجَرَةٍ قَطَعَهَا مِنْ ظَهْرِ الطَّرِيقِ كَانَتْ تُؤْذِي الْمُسْلِمِينَ .

İmam Müslim Ebu Hureyra (r.a)’tan rivayetle, Nebiyy-i Muhterem (Aleyhi Ekmelü’t-Tahaya vet Teslim) Efendimiz’in şöyle dediğini nakletti:

“Yol üsütnde, Müslümanlara eziyet veren bir ağaç parçasını kesip (kenara) atan bir adamı, Cennette nimetten nimete koşarken gördüm...” (Müslim, Birr 129)

İmam Müslim’in, Birr 128’deki diğer bir rivayetinde şöyle buyurmaktadır:

مَرَّ رَجُلٌ بِغُصْنِ شَجَرَةٍ عَلَى ظَهْرِ طَرِيقٍ فَقَالَ وَاللَّهِ لأُنَحِّيَنَّ هَذَا عَنِ الْمُسْلِمِينَ لاَ يُؤْذِيهِمْ فَأُدْخِلَ الْجَنَّةَ

“Adamın biri yol üzerinde bir ağaç dalı gördü ve “Allah’a yemin ederim ki, bu dalı Müslümanlara zarar vermemesi için buradan kaldıracağım” dedi. Dalı kaldırdı ve bu yüzden Cennete konuldu...” ) Buharî, Ezan 32. Mezalim, 28)

Müslim’in (Birr 127)’de müştereken aktardıkları bir başka rivayet şöyledir:

بَيْنَمَا رَجُلٌ يَمْشِي بِطَرِيقٍ ” Bir adam yolda giderken

وَجَدَ غُصْنَ شَوْكٍ عَلَى الطَّرِيقِ ” Yolun üzerinde bir diken dalı buldu

فَأَخَّرَهُ فَشَكَرَ اللَّهُ لَهُ فَغَفَرَ لَهُ ” Adam bu diken dalını yoldan uzaklaştırdı. Bu sebeple Allah ondan hoşnut oldu ve onu bağışladı...

* * *

Yine İslam’ın güzelliğini, nebevi ölçülerin tatlılığını, yüce dinimizin ince, yüksek ve asil hayat ölçüleriyle dolu olduğunu Sevgili Peygamberimiz (a.s.v), “Müslümanlara zarar vermesin diye yol üzerindeki bir ağaç dalını kesip atan bir adamı cennette nimetler içinde yüzerken gördüm” ifadeleriyle muhteşem bir üslupla dile getirmiştir.

Bu hadis-i şerifte, ilk bakışta çıkaracağımız dört önemli nokta göze çarpmaktadır:

Sevap Kazanma Yolları:

1- İslam’da sevap kazanma yolları, hayır-hasenat yapma yolları pek çoktur. Diğer bir ifadeyle Cennete giden yollar çoktur. Samimi bir niyetle yapılan küçük bir iş bile bir Müslümanı Cennete götürebilir. Belki de Efendimiz (a.s.v) “ لا تحقرن من المعروف شيئا ” “Hiç bir iyiliği küçük görme” sözüyle bunu kastetmiş olabilir. Müslümanlara eziyet veren bir dal parçasını, bir diken parçasını güzel bir düşünceyle alıp kenara koymak gibi küçük bir işe, cenneti kazandıracak kadar büyük bir ödül verebilir. Bütün bunlar Rabbimizin Rahmetinin, kullarına acıyıp bağışlamasının ne kadar büyük ve geniş olduğunu gösteren müjdelerdir. Ancak burada şu noktayı da unutmamak gerekir: Samimi bir niyet ile yapılan küçük bir iş vesilesiyle cenneti kazanmak, imanında problem olmayan, kafasında şirk düşüncesi taşımayan bir Müslüman için geçerlidir. Yoksa kafasında bir şirk inancı olan kimse ne yaparsa yapsın Cennete girememektedir. Allah’a hiç bir şeyi eş koşmayan, ona hiçbir şeyi denk tutmayan, sâdık bir kalp ile لا اله الا الله محمد رسول الله diyerek imanında bir problem olmayan kimseler, artık onlar için, cennete gitme yolları çok basit ve çok çeşitlidir. Samimi niyetlerle yapılan küçük davranışlar bile onlar için cennete girme vesilesidir. Âdeta Yüce Rabbimiz, sanki onları cennete yerleştirmek için bir bahane arıyor gibidir. Hiç şüphesiz ki bütün bunlar O’nun Yüceliğini, Büyüklüğünü ve Azametini gösterir. Bütün hamdler, övgüler ve güzellikler O’na aittir.

Müslümanlara Eziyet Veren Bir Dal:

2- Müslümanlara eziyet veren bir dalı, bir diken parçasını alıp kenara atan bir kimse için Efendimiz (a.s.v)’ın “Onu Cennette nimetten nimete koşarken gördüm” demesi İslam’ın çevreyi temiz tutmaya, halka zarar veren şeylerden şiddetle sakınmaya verdiği önemi gösterir. Yollara cam, civi, çöp pislik gibi şeyler atmanın bir o kadar çirkin bir davranış olduğunu söyler. Halkın yararına ve menfaatine İslam’ın verdiği ehemmiyeti en güzel bir şekilde açıklar.

Müslüman Bozucu Değil Islah Edicidir:

3- Bir Müslüman, yıkıcı değil yapıcıdır. Bozucu değil ıslah edicidir. Şer değil hayır üretir. Problem değil çözüm üretir. Kötülük değil güzellik yapar. İnsanları üzmez, sevindirir. Bütün bu manaları sevgili Peygamberimiz (s.a.v), “Müslümanlara zarar veren bir dal parçasını kesip atan bir kimseyi cennette nimetler içinde yüzerken gördüm” diyerek mükemmel bir üslupla dile getirmiştir.

Müslümana Verilen Büyük Değer:

4- Müslümanlara eziyet veren bir şeyi Müslümanlara zarar vermesin diye kaldırıp yok eden bir kimseye Cennetin verilmesi, böyle bir kimsenin bağışlanıp Cennete yerleştirilmesi, yerin ve göklerin Rabbinin bir Müslüman’a verdiği değeri ve ehemmiyeti gösterir. Diğer bir ifadeyle, bu hadis-i şerifte bağışlanıp Cennete yerleştirilen, Cennette de nimetler içinde yüzen bir adam anlatılmaktadır. Bu adama hangi sebepten dolayı böyle bir ödülün verildiğini düşündüğümüzde, Müslümanlara zarar veren, eziyet veren bir şeyi kaldırıp atmasını görürüz. Hiç şüphesiz ki bu da, Müslüman’a verilen büyük bir kıymet ve değerin ifadesidir. Sanki Yüce Rabbimiz bu hadis-i şerifte şöyle der gibidir: Ey kulum, diğer Müslümanlar acı çekmesin, zarar görmesin, sıkıntıya düşmesin diye bir diken parçasını, bir dalı alıp kenara attın. Ben de sana ödül olarak Cenneti veriyorum”. İşte bu, Yüce Rabbimizin Müslümanların maslahatına verdiği ehemmiyeti gösterir. Müslümanların Allah katındaki değerini gösterir. Yüce Rabbimiz’in Cennet gibi büyük bir ödülü “Müslümanlara zarar vermeme”sebebine bağlaması Rabbimiz’in biz Müslüman kullarına bahşettiği büyük bir değerin ifadesidir. Biz, bu büyük değer karşısında yıkılıyoruz, yüreklerimiz parçalanıp secdeye kapanıyoruz...

Yeri bizim hizmetimize vermesi, göğü bizim emrimize vermesi, bitkileri, hayvanları, güneşi ve ayı bizim için yaratması, lütfedip tenezzül edip şeriat, kitap ve peygamber göndermesi, az amel ile çok büyük mükafat vermesi, bağışlayıp affetmesi, isteyene karşılıksız bol ikramda bulunması ve daha nice niceleri...

Bütün bu yücelik ve azamet karşısında yıkılıp secdeye kapanıyoruz ve diyoruz ki;

لا اله الا انت سبحانك لك الملك ولك الحمد و انك علي كل شئ قدير

واغفر لنا وارحمنا و ان لم تغفر لنا و ترحمنا لنكون من الظالمين

Sen’den başka ilah (otorite, mabud, güç) yoktur... Sen’i her türlü noksanlıklardan tenzih ederiz... Yönetim Senindir... Hamd (bütün övgüler ve güzellikler) Senindir... Sen her şeye kâdirsin... O halde, bizi bağışla... Bize acı... Eğer bizi bağışlamayıp, bize acımazsan, hiç şüphesiz ki biz zalimlerden oluruz...

 

 

 

SÜNNET RİSALESİ
1- SÜNNETE YÖNELTİLEN İTİRAZLAR VE ELEŞTİRİLER
2- HADİSLERİN YAZILMASI
Bütün Sünnet Risaleleri
NÜBÜVVET PINARI
     12-11-2004 Hadis Dersi
     05-11-2004 Hadis Dersi
Bütün Hadis Dersleri
HADİS OKU
     118. Hadis - Sadaka
     119. Hadis - Çevre Temizliği
ve İslam
Bütün Hadisler
KURAN DİNLE
     Harika Kız
     Yasir Abdussamed
 
MELBOURNE 3Z RADYOSU KONUSMALARI
     Medinedeki Adamlar
     Kirmizi Sal
     Allah İçin İş Yapmak
     Aile Ferlerine Yapilan Harcamalar
 
Copyright © Fehmi Cicek