ANA SAYFA
      HAYATI
      ŞİİRLERİ
      HİKAYELERİ
      KİTAPLARI
      MAKALELERİ
      DÜNYA GAZETESİ YAZILARI-MELBOURNE
      ÇOCUKLAR İÇİN
      İLETİŞİM BİLGİLERİ


   BİZANS İMPARATORU
HERAKLIUS HADİSİ
  
135. HADİS - Ağaç Diken bir Müslümandır

عَنْ جَابِرٍ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا إِلاَّ كَانَ مَا أُكِلَ مِنْهُ لَهُ صَدَقَةً وَمَا سُرِقَ مِنْهُ لَهُ صَدَقَةً وَلاَ يَرْزَؤُهُ أَحَدٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ صَدَقَةً .

İmam Müslim, Cabir b. Abdullah (r.a)’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v) buyurdular ki:

مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا ” Hangi bir Müslüman, bir ağaç dikerse

إِلاَّ كَانَ مَا أُكِلَ مِنْهُ لَهُ صَدَقَةً ” (Muhakkak ki) O ağaçtan yenilen her şey, o Müslüman için sadaka olur.

وَمَا سُرِقَ مِنْهُ لَهُ صَدَقَةً ” Ağaçtan çalınan her şey, o Müslüman için sadakadır.

وَلاَ يَرْزَؤُهُ أَحَدٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ صَدَقَةً ” Her kim o ağaçtan bir şey eksiltirse, mutlaka (ağacı diken) Müslüman için sadaka olur...

(Müslim, Müsakat 7)

* * *

Hz. Fahr-i Cihan (a.s.v)’ın on dört asır önce, çölün ortasında getirdiği değerlerin ne yüce ölçüler taşıdığını bir kere daha gösteren, yüce dinimiz İslam’ın ne büyük bir rahmet nizamı olduğunu bir kere daha ıspatlayan bu hadis-i şerifte, Efendimiz (a.s.v) bizleri ağaç dikmeye, çevreyi yeşillendirmeye, muhteşem bir üslupla, teşvik etmiştir. Zira, Hz. Fahr-i Cihan (a.s.v) bir Müslüman ağaç diktiği zaman, o ağaçtan yenilen herşeyin, çalınan her şeyin, koparılan her şeyin, eksiltilen her şeyin o Müslüman için sadaka olacağını ve sevap getireceğini söylüyor... “Eksiltilen her şey” cümlesi içine o ağacın yanından geçerken, ağaçtan teneffüs edilen her bir oksijen zerrelerini de ilave edecek olursak hadis-i şerifimizde Efendimiz (a.s.v)’ın bizlere verdiği müjdenin ne büyük bir müjde olduğunu daha iyi anlarız...

Ayrıca zerre kadar iyiliklerin ve kötülüklerin hesap edildiği kıyamet gününü, cehenemin öfkesinden kudurduğu cennetin yaklaştırıldığı, insanların, annesinden, kardeşinden, eşinden kaçtığı, hesabın şiddetinden dolayı akıtılan terlerin kulaklara kadar çıktığı kıyamet gününü, insanın kendisini cehennem ateşinden koruyacak zerre miktarı iyiliğe deliler gibi muhtaç olduğu kıyamet gününü de gözlerimizin önüne getirecek olursak bu hadis-i şerifimizin kıymetini önemini ve müjdesini çok daha iyi anlarız...

Ormanların yakıldığı, şehirlerin beton yığını haline getirildiği, günümüz dünyasında, belediyelerin hükümetlerin çevreyi yeşillendirmek için milyonlarca dolar harcadığı günümüz dünyasında, yeşili korumak için sivil toplum örgütlerinin kurulduğu, üniversitelerde bölümlerin açıldığı günümüz dünyasında, bu hadis kadar, meseleyi güzel izah eden, insanları ağaç dikmeye, yeşili korumaya teşvik eden başka bir ölçü var mıdır acaba?!... İslam’ın ağaç dikmeye, yeşili korumaya verdiği ehemmiyet kadar çevreyi yeşillendirmeye ehemmiyet veren başka bir sistem var mıdır acaba?!

İmam Müslim’in sahihinde konuyu biraz daha açıklayan bir başka rivayet vardır. Efendimiz (a.s.v) buyurdular ki:

فَلاَ يَغْرِسُ الْمُسْلِمُ غَرْسًا فَيَأْكُلَ مِنْهُ إِنْسَانٌ وَلاَ دَابَّةٌ وَلاَ طَيْرٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ صَدَقَةً إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ

“Müslüman bir ağaç diker de, o ağaçtan insan, hayvan ve kuş yer ise, yenilen her şey o Müslüman için kıyamete kadar sadaka olur...” (Müslim, Müsakat 10)

Bu hadis-i şerifte, sevabın kapsamı çok daha fazla genişletilerek, kıyamete kadar insanların, hayvanların ve kuşların yediği her şey o ağacı diken Müslüman için sadaka sevabı getireceği müjdesi verilmiştir.

Hatta İmam Müslim’in bir başka rivayetinde aynı müjde sadece ağaç diken için değil herhangi bir sebze ve ekin diken için de verilmiştir. Efendimiz (a.s.v) buyurdular ki:

لاَ يَغْرِسُ مُسْلِمٌ غَرْسًا وَلاَ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَأْكُلَ مِنْهُ إِنْسَانٌ وَلاَ دَابَّةٌ وَلاَ شَيْءٌ إِلاَّ كَانَتْ لَهُ صَدَقَةٌ .

“Bir Müslüman ağaç veya bir ekin diker de, o dikilen şeyden insan, hayvan veya herhangi bir mahluk yer ise, yenilen her şey o müslüman için sadaka olur”. (Müslim, Müsakat 9-12)

Dahası, Efendimiz (a.s.v) bu cümleleri günümüz dünyasından on dört asır önce çölün ortasında söylüyor...

Kendilerini modern, çağdaş, ilerici sanıp da dünyanın göz bebeği halici, lağım çukuruna dönüştüren insanlardan on dört asır önce çölün ortasında söylüyor!..

İşte bu hadisler kıyamete kadar gelen nesillere ışık tutarak medeniyetlerin kurulmasına öncülük edecektir. İşte bu hadislerin mekteplerde medreselerde okutulduğu dönemlerde, bu hadislerden ilham alan ecdadımız ağaç dikmeye çevreyi yeşillendirmeye büyük önem vererek özellikle camilerin çevresine çınar ağaçları, evlerinin bahçelerine sokaklara meşe, düden, meyve ve sebze ağaçları dikmişlerdir. Böylece İstanbul, ağaçların arasında kaybolan evleriyle, yeşil ve mavinin her tonuyla süslenmiş manzarasıyla, koca koca ağaçların altında kıvrım kıvrım akan caddeleriyle, muhteşem mimari yapısıyla bir dünya cenneti haline gelmişti. Ancak bu hadislerin mekteplerden kaldırıldığı dönemlerde yetişen insanlar güzelim İstanbul’un ağaçlarını teker teker kesip, boğazı beton yığınına, dünya harikası mavi halici lağım çukuruna çevirmişlerdir. Beyinlerin kirlenmesi çevrenin kirlenmesine sebep olmuştur. Onun içindir ki, Vahiy nurdur... Nübüvvet ışıktır... İslam temizlik ve güzelliktir...

Bu hadis-i şerifimizden çıkaracağımız nükteleri şöyle sıralayabiliriz:

1- İslamda sevap kazanma, hayır ve hasenatları arttırma yolları pek çoktur.

2- Bir Müslüman bir ağaç diktiğinde, o ağaçtan koparılan, çalınan, eksiltilen her şeyin; insanların, hayvanların ve kuşların yediği her şeyin kıyamete kadar o Müslümana sevap getireceğinin bildirilmesi, bu dininin sahibi yüce Yaratıcının biz kullarına ne kadar merhametli, ne kadar şefkatli olduğunu gösteren tatlı bir müjdedir.

3- O halde, bol bol ağaç dikmeliyiz ve ağaç dikimine önem vermeliyiz.

4- Efendimiz (a.s.v)’ın “ağaçtan çalınan her şey, o ağacı diken için sadakadır” ibaresi dikkatlerimizi çekmektedir. Bu cümleden hareketle, evimizin, behçemizin veya sokağımızın müsait bir kısmına, herkesin ulaşabileceği bir yere, bir meyve ağacı dikip üzerine de bir levha asıp, “çalmak serbesttir” yazabiliriz... İnsanların meraklarını gidermek için de kaynak olarak bu hadis-i şerifi gösterebiliriz... Böylece hem sevap kazanırız, hem insanlara faydalı oluruz, hem de dinimizi tebliğ etmiş oluruz...

Bütün bu hadisler, İslam’ın merhametini ve inceliğini gösteren, gönüllerimizi tatlı bir meltem gibi okşayan, yüce ölçülerle dolu hikmet taneleridir.

Bizleri böyle güzelliklere teşvik eden, insanlığa yüce değerleri öğreten en güzel insana, yeryüzündeki ağaçların yaprakları adedince, kıyamete kadar dikilen ağaçlardan kazanılan sadakaların sayısınca salat-ü selam ederiz...

الصلاة والسلام عليك يا رسول الله...

الصلاة والسلام عليك يا نبي الله...

الصلاة والسلام عليك يا سيدالاولين والاخرين...

 

 

SÜNNET RİSALESİ
1- SÜNNETE YÖNELTİLEN İTİRAZLAR VE ELEŞTİRİLER
2- HADİSLERİN YAZILMASI
Bütün Sünnet Risaleleri
NÜBÜVVET PINARI
     12-11-2004 Hadis Dersi
     05-11-2004 Hadis Dersi
Bütün Hadis Dersleri
HADİS OKU
     118. Hadis - Sadaka
     119. Hadis - Çevre Temizliği
ve İslam
Bütün Hadisler
KURAN DİNLE
     Harika Kız
     Yasir Abdussamed
 
MELBOURNE 3Z RADYOSU KONUSMALARI
     Medinedeki Adamlar
     Kirmizi Sal
     Allah İçin İş Yapmak
     Aile Ferlerine Yapilan Harcamalar
 
Copyright © Fehmi Cicek