Warning: session_start() [function.session-start]: Cannot send session cache limiter - headers already sent (output started at /home/fehmicic/public_html/sunnet/hadislerinyazilmasi.php:1) in /home/fehmicic/public_html/includes/top.php on line 2
Hasan Fehmi Cicek
 

 
      ANA SAYFA
      HAYATI
      ŞİİRLERİ
      HİKAYELERİ
      KİTAPLARI
      MAKALELERİ
      DÜNYA GAZETESİ YAZILARI-MELBOURNE
      ÇOCUKLAR İÇİN
      İLETİŞİM BİLGİLERİ


   BİZANS İMPARATORU
HERAKLIUS HADİSİ
  
     HADİSLERİN YAZILMASI

Dinin ikinci kaynağının ertafına şüphe tohumları ekip, ardından birinci kaynağı kendi hevâ ve heveslerine göre yorumlayarak bu yüce dini protestanlaştırmaya çalışanlar, hadislerin Hz. Peygamber (sav.) zamanında yazılmadığını, dolayısıyla mevcut hadislere güvenilmeyeceğini iddia ediyorlar. Bu iddialarını da İmam Müslimin Ebu Said el-Hudrî'den (r) rivayet ettiği Allah Rasûlü sallallahu aleyhi vesellem'in şu sözüne dayandırıyorlar:

عن أبي سعيد الخدري أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لا تكتبوا عني ومن كتب عني غير القرآن فليمحه وحدثوا عني ولا حرج ومن كذب علي - قال همام أحسبه قال - متعمدا فليتبوأ مقعده من النار

"Benden, Kur'andan başka bir şey yazmayın. Kim benden kurandan başka bir şey yazarsa onu imha etsin. Benden hadis rivayet edin. Bunda bir sakınca yoktur. Ancak kim benim üzerime yalan isnat ederse cehennemdeki yerine otursun"

Bunlar kendi içinde ne büyük bir çelişkiye düştüklerinin ve ne korkunç bir mantık hatası yaptıklarının bilmem farkındamıdırlar? İnkârına çalıştıkları şeyi, inkâr ettikleri bir delil ile ispatlamaya çalışıyorlar!!? Hadisleri reddederken yine bir hadise dayanıyorlar! Hadislere güvenilemeyeceği sonucunu yine bir hadisle delillendiriyorlar! Bu ise kullandıkları delil ile vardıkları neticenin butlânının ispâtıdır. Yani kendi kendilerini çürütmektir, çelişkidir, tenâkuzdur.

Öte yandan hadislerin sahabe ve tâbiin tarafından yazıldığını gösteren manevi tevâtür derecesine ulaşan rivayetler vardır. Sahabelerin Allah Rasûlü sallallahu aleyhi vesellem'den duydukları hadisleri yazdıkları ve "Sahifeler" diye isimlendirilen kitaplar meşhurdur. Bunların en önde gelenleri Amr b. El-Âs'ın "Es-Sahîfetü's-Sâdıka"sı, Sa'd b. El-Ubâde'nin sahifesi, Câbir b. Abdullah'ın (radıyallahu anhum ecmaîn) sahifesidir.

Beyhakî "El-Medhal"de ve Ahmed b. Hanbel Müsned'te Ebu Hureyra radıyallahu anh'ten şu hadisi rivayet etmiştir:

ما كان أحد أعلم بحديث رسول الله صلى الله عليه وسلم مني إلا ما كان من عبد الله بن عمرو فإنه كان يكتب بيده ويعيه بقلبه وكنت أعيه بقلبي ولا أكتب بيدي واستأذن رسول الله صلى الله عليه وسلم في الكتاب عنه فأذن له

 

"Abdullah b. Amr b. El-Âs hariç, Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi vesellem'in hadisini benden daha iyi bilen hiç kimse yoktur. Zira Abdullah b. Amr hadisleri eliyle yazar, kalbiyle sıkıca ezberlerdi. Ben ise, kalbimle sıkıca ezberler, elimle yazmazdım".

Ebû Dâvud Sünen'inde Abdullah b. Amr (r)'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

كنت أكتب كل شىء أسمعه من رسول الله صلى الله عليه وسلم أريد حفظه فنهتني قريش وقالوا أتكتب كل شىء تسمعه ورسول الله صلى الله عليه وسلم بشر يتكلم في الغضب والرضا فأمسكت عن الكتاب فذكرت ذلك لرسول الله صلى الله عليه وسلم فأومأ باصبعه إلى فيه فقال " اكتب فوالذي نفسي بيده ما يخرج منه إلا حق

"Rasûlullah (sav.)'den işittiğim her şeyi yazıyordum. O'nun söylediklerini hıfzetmek istiyordum. Ancak kureyş bana engel oldu ve " Allah Rasûlü (sav.)'den işittiğin her şeyi yazıyormusun? Zira O kızgınlık ve hoşnutluk anında bir şer söylemiş ve sen de onu yazmış olabilirsin?" dediler. Bunun üzerine ben yazmayı bıraktım ve durumu Allah Rasûlü'ne (sav.) arzettim. Rasûlullah (sav.) eliyle ağzını işaret etti ve şu cevabı verdi:

- Yaz. Canımı elinde tutan (Allah)a yemin ederim ki, oradan haktan başka bir şey çıkmaz.

Bir başka rivayette Abdullah b. Amr şöyle demiştir:

قلت يا رسول الله أكتب عنك ما سمعت ؟ قال : نعم قلت : في الغضب و الرضى ؟ قال : نعم فإنه لا ينبغي لي أن أقول في ذلك إلا حقا

  • Ya Rasûlellah! Sizden duyduklarımı yazayım mı?
  • Evet
  • Kızgınlık ve hoşnutluk anında (da yazayım mı)?
  • Evet (yaz). Muhakkak ki öyle durumlarda benim haktan başka bir şey söylemem mümkün değildir.

Mekke'nin fethedildiği sene Huzaa kabilesinin, Leys oğullarından bir adamı öldürmesi üzerine Rasûlullah (sav.) bir hutbe verdi. Yemen ehlinden bir adam Rasulullah'a geldi ve "Ya Rasûlellah ( bu hutbeyi) bana yaz" dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü sallallahu aleyhi vesellem "Ebû Şah'a (bu hutbeyi) yazın" emrini verdi.

قال كان رجل من الأنصار يجلس إلى النبي صلى الله عليه وسلم فيسمع من النبي صلى الله عليه وسلم الحديث فيعجبه ولا يحفظه فشكا ذلك إلى النبي صلى الله عليه وسلم فقال يا رسول الله إني أسمع منك الحديث فيعجبني ولا أحفظه فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم استعن بيمينك وأومأ بيده للخط

İmam Tirmizi Ebû Hureyra (r)'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ensardan bir adam Rasûlullah (sav.)'in meclisinde oturuyor ve Rasulullah (sav.)'den hadis dinliyordu. O'nun sözlerini çok seviyor, ancak ezberleyemiyordu. Bu durumunu Rasûlullah'a şikayet etti ve "Ey Allah'ın Rasûlü! Ben sizden hadis dinliyorum ve sizin sözleriniz beni çok etkiliyor, ancak ezberliyemiyorum" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sav.), eliyle yazmayı işaret ederek:

- Sağ elinle (yazarak, hafızana) yardım iste, dedi.

 

Hadislerin yazılması ile ilgili bir kaç rivayeti burada zikrettik. Bu konuda daha geniş bilgi almak isteyen, "Hatib el-Bağdâdî'nin "Takyîydü'l-İlim" ve İbnü Abdilberr'in "Câmiu beyâni'l-İlim" adlı eserlerine müracaat edebilir.

Hadislerin yazılmasını yasaklayan ve yazılmasına izin verilen rivayetler arasında hiç bir çelişki ve tenâkuz yoktur. Bunu bir kaç madde ile izah edelim:

  • Vahyin ilk inmeye başladığı dönemlerde Allah Rasûlü (sav.) Kur'an ile karışmaması için hadislerin yazılmasını yasaklamış ancak daha sonraki dönemlerde bu ihtimal ortadan kalkınca yazılmasına izin vermiştir.
  • Hadislerin yazılmasını yasaklayan rivayet genel bir yasaklamadır. Ancak Allah Rasulü hadisleri Kuran ile karıştırmayacağını bildiği özel kimselere –Abdullah b. Amr gibi- yazılması iznini vermiştir.
  • Benden, Kurandan başka bir şey yazmayın" yasaklaması "aynı sayfaya" veya "aynı kitaba" kaydıyla sınırlıdır. Yani Allah Rasulü (sav.), kuran ile başka şeyleri bir sayfaya, veya aynı kitaba yazılmasını yasaklamıştır.

Hadislerin yazıldığına delalet eden sahih rivayetler olmasına rağmen hadisleri reddeden kimselerin sadece -özel şartlar içinde- yazılmadığını gösteren rivayetleri zikredip yazıldığını gösteren rivayetlerden hiç bahsetmeyişleri art niyetli olduklarının bir belirtisidir. Çünkü kaynak kitaplarımızda bu konuyla ilgili her iki çeşit rivayetler birlikte zikredilmektedir.

Konunun çok ömemli başka bir boyutu daha vardır: Haramlar, günhalar, fitne ve fesat içinde anlayışları kıtlaşan, hafızaları zayıflayan hadis inkarcıları, vahyin nüzûlünü gören ve beşerin Efendisinin sohbetinde yetişen sahabelerin (ve onların talebelrinin) hafıza ve anlayışlarının da kendi hafızaları gibi zayıf, sönük ve cılız olduğunu zannediyorlar!!! Hadislerin muhafazasının, sadece yazmakla mümkün olacağını sanıyorlar! Kendi hafızaları gibi zayıf, sönük ve cılız bir hafıza içinde böyle düşünmeleri gayet normaldir. Ancak son drece keskin ve kuvvetli hafızaya ve derin bir anlayışa sahip olan sahabeler ve onların talebeleri nezdinde durum hiç de öyle değildir. Onlar hadislerin muhafazasının yazmaktan çok ezberlemekle gerçekleşeceğine inanıyorlardı. Hadislerin yazılmasına karşı çıkan sahabe ve tâbiin "Eğer hadisler yazıya geçerse insanlar kağıtlar üzerindeki bilgilere güvenir ve böylece Allah Rasûlünün sözleri beyinlerden ve hafızalardan silinir, böylece hayattan kopar ve zayi olur" gerekçesiyle onların yazılmasına karşı çıkmışlardı. Bu nedenle bazı alimler "Kağıtlardaki ilim ne kötü bir ilimdir" derken İmam Dârakutnî de hadis ilmini kastederek "Bu ilim, ehil insanların arasında dönüp dolaşan bir ilimdi. Ancak yazıya geçince bu ilme ehil olmayan insanlar karıştı" cümlesiyle bu hakikati veciz bir ifadeyle dile getirmiştir. Hatta bazı muhaddisler, ilmi kendisiyle birlikte hamama girmeyen insanları "âlim" kategorisinde değerlendirmemişlerdir. Mısırdan Şama giderken yolda İmam Gazali'nin kitaplarını çalan eşkıyanın, "O kitaplar benim herşeyim. Bütün malımı, paramı al ama kitaplarıma dokunma" diyen Gazali'ye söylediği "Sen ne biçim âlimsin! Kitaplarını elinden alınca câhil kalıyorsun" sözü meşhurdur.

Onlardan öyleleri vardı ki ilk duyuşta koca bir kasideyi ezberliyorlardı. Tıpkı Abdullah b. Abbas'ın bir celsede Ömer b. Ebî Rabîa'nın kasidesini ezberlemesi gibi! İşte İbn-i Şihab ez-Zühri: "Ben Bekî' mezarlığının kenarından geçerken okunan mersiyelerin kulağımdan içeri girmemesi için kulağımı tıkıyordum. Allaha yemin ederim ki kulağımdan içeri girip te unuttuğum hiç bir şey yoktur!.." diyordu. İşte Ebû Hureyra (r): İbnü Hacer el-Askalâni'nin "El-İsabe Fî Temyîyzi's-Sahâbe" adlı eserinde halife Mervan'ın Ebu Hureyra'yı çağırıp Allah Rasûlü'nden duyduğu hadisleri yazdırmasını ister. Ebu hureyra beş yüz civarında hadis yazdırır. Bir yıl sonra Mervan, Ebû Hureyra'nın hafızasını imtihan etmek için "yazdırdığın hadisleri zayi ettik. Tekrar gelip Allah Rasûlü'nün hadislerini yazdır" der. Ebû Hureyra gelip beş yüz civarındaki hadisi yazdırıp gittikten sonra Mervan kâtibine "Önceki yazdırdıklarıyla şimdiki yazdırdıklarını karşılaştır, herhangi bir hatası var mı bakalım?" dediğinde kâtibin verdiği cevap çok ilginçtir: "Allah'a yemin ederim ki önceki yazdırdıklarına ne bir harf ilave etti, ne de bir harf çıkardı.

İlk duyuşta bir hadisi senediyle birlikte ezberleyen İmam Buhari'nin yüz bin sahih hadis yüz bin de sahih olmayan hadis ezberlemesi, Bağdat ulemasının Buhari'yi imtihan etmek için sened ve metinlerini karıştırarak yüz hadisi arz edince, Buhari'nin bu hadiselerin senetlerini ve metinlerini teker, teker yerine yerleştirmesi; yarım milyon hadis ezberleyen Ahmet b. Hanbel; bir kitabın sol tarafını kapatıp sağ tarafını bir bakışta ezberleyen, sonra sağ tarafını kapatıp sol tarafını –sanki fotokopi makinası gibi- anında ezberleyen İmam Şâfii ve diğer İslam ulemasının ilimde ulaştığı derin ufukları günümüz dünyasındaki hadis inkarcılarının günahlar içinde kararan beyinleri anlamaktan aciz kalmış ve "olamaz böyle bir şey" diyerek ulaşılamayan ciğer misali reddetmişlerdir.

Râvilerden Hemâm: "Zannedersem -Bilerek-" dedi

Müslim, Zühd 72

Müsned, Ahmed b. Hanbel 2/158-224

Bkz. Sünen-i Tirmizi, Kitâbu'l-Ahkâm, bab: El-Yemin Ma'aşşâhid

Tabakât, İbn-i Sa'd 7/344. Tezkiratu'l-Huffâz 1/110

Müsned, Ahmed b. Hanbel 2/403 Hadis no: 9220. Beyhakî, Sünen el-Kübra, İlim 11Hadis no:5853

Ebû Dâvud, İlim 3. Hadis no. 3646

İbn-i Huzeyme, Sahih, Kitabu'z-Zekât Bab: Ez-Zecr Ani'l-Cem Hadis no: 2280

Buhari, Lukata 7. Ebû Dâvud, İlim 3

Tirmizi, İlim 12

Dileyenler Hatib el-Bağdâdi'nin "El-Kifâye Fî İlmi'd-Dirâye" adlı eserine müracaat edebilirler

Bu olay üzerine Gazali, Şam'a gelince yazdığı bütün kitapları ezberlemeye başlamıştır.

Es-Sünne ve Mekânetühâ, Sibaî s.296

SÜNNET RİSALESİ
1- SÜNNETE YÖNELTİLEN İTİRAZLAR VE ELEŞTİRİLER
2- HADİSLERİN YAZILMASI
Bütün Sünnet Risaleleri
NÜBÜVVET PINARI
     12-11-2004 Hadis Dersi
     05-11-2004 Hadis Dersi
Bütün Hadis Dersleri
HADİS OKU
     118. Hadis - Sadaka
     119. Hadis - Çevre Temizliği
ve İslam
Bütün Hadisler
KURAN DİNLE
     Harika Kız
     Yasir Abdussamed
 
MELBOURNE 3Z RADYOSU KONUSMALARI
     Medinedeki Adamlar
     Kirmizi Sal
     Allah İçin İş Yapmak
     Aile Ferlerine Yapilan Harcamalar
 
Copyright © Fehmi Cicek