ANA SAYFA
      HAYATI
      ŞİİRLERİ
      HİKAYELERİ
      KİTAPLARI
      MAKALELERİ
      DÜNYA GAZETESİ YAZILARI-MELBOURNE
      ÇOCUKLAR İÇİN
      İLETİŞİM BİLGİLERİ


   BİZANS İMPARATORU
HERAKLIUS HADİSİ
  

SAHİH HADİSLERİ İNKÂR EDEN KÜFRE DÜŞER Mİ?



Bu konu çok önemli, hassas ve ince bir meseledir. Kesin olarak Allah Rasûlü sallallahü aleyhi vesellem'in ağzından çıktığı bilinen bir sözü inkâr eden kimsenin küfre düşeceği hususunda hiç bir ihtilaf yoktur. O halde, hadisleri inkâr eden kimsenin küfre düşüp düşmeyeceği meselesi sahih hadisin kesin olarak Allah Rasûlü'nün ağzından çıkıp çıkmadığı meselesinin etrafında odaklanmaktadır. Lafzen ve manen mütavatir hadisin kesin olarak Allah Rasûlü'nün ağzından çıktığına ilim ehli arasında hiç kimsenin itirazı yoktur. Ancak sahîh hadislerin kesin olarak Allah Rasûlü'nün ağzından çıkıp çıkmadığı noktasında ulema iki farklı görüşe gitmişlerdir:

Birinci Görüş: Sahih hadisler, kat'iyet ve kesinlik ifade etmez. İmam Nevevî "Et-Takrîb ve't-Teysîr Li Mağrifeti Süneni'l-Beşîri'n-Nezîr" adlı eserinde bu görüşü tercih etmiştir.

İkinci Görüş: Ancak İmam Mâlik, Davud ez-Zâhirî, Hüseyin b. Ali el-Kerâbisî, Hâris el-Muhasebî gibi alimler sahih hadisin de yakînî ilim ifade ettiğini, yani Allah Rasûlünün ağzından kesin olarak çıktığını söylemişlerdir. İbn-i Hazm da bu görüşü tercih etmiş ve "El-İhkâm Fî Usûli'l-Ahkâm" adlı eserinde "Adâlet sahibi bir kimsenin yine kendisi gibi adalet sahibi bir kimseden naklederek Rsululllah sallallahü aleyhi vesellem'den verdiği haber ilmi ve ameli birlikte vâcip (farz) kılar" demiştir. Bu görüşe katılmayan kimselere deilleriyle uzun uzun reddiyeler vermiştir.

İbnü's-Salah "Ulûmu'l-Hadîs" adlı eserinde Buhari ve Müslim'in kurandan sonra en muteber kitap olduğuna ümmetin ittifak etmesi üzerine bu iki kitapta bulunan hadislerin kat'iyet ve ilmi yakin ifade ettiğini yani kesin olarak Allah Rasûlü'ne dayandığını söylemiştir. Ancak bu hükümden Dârâkutnî gibi alimlerin tenkit ettiği bir kaç hadisi istisna tutmuştur.

İbnü's-Salah'ın mukaddime'sine şerh yazan el-Irakî, Muhammed b. Tâhir el-Makdîsî'nin İbnü's-Salah'ın görüşünün aynısını söylediğini nakletmiştir. Yine İbnü's-Salah'ın bu görüşünü destekleyen alimler şunlardır: Şâfiîlerden: Ebû İshâk el-İsfirâîynî ve Ebû İshak eş-Şirâzî, hanefilerden: Es-Serahsî, Malikilerden: Kadı Abdülvehhab, Hanbelilerden Ebû Ya'la, Ebu'l-Hattab ve İbnü'z-Zeğavânî, kelamcılardan eşârîlerin çoğunluğu, hadis ehlinin ekseriyeti. Bunların hepsi İbnü's-Salah'ın görüşünü desteklemişlerdir.

Peki çok hassas ve önemli olan bu konu hakkında en büyük hadis otoriteri ve uzmanı olan (Şeyhu'l-İslam Fî'l-Hadis) İbnü Hacer el-Askalânî'nin görüşü nedir acaba?

İbnü Hacer "En-Nuhbetü'l-Fiker" adlı eserinin şerhinde Nevevî'nin görüşünü doğru bulmayarak şöyle demiştir:

Karine ve delilleriyle desteklenmiş bir haber kesin bilgi ifade eder. Bu kesin bilgiçeşitlere ayrılır. Mesela tevatür derecesine ulaşmasa bile Buhari ve Müslimdeki hadisler kesin bilgi ifade eder. Çünkü bu hadisler karine ve delillerle desteklenmiştir. Bu delillerden bazıları şunlardır: 1- Buhârî ve Müslim'in hadis alanındaki tartışılmaz otoriteleri, sened ve metin alanındaki muazzam uzmanlıkları, hadisin senet ve metinindeki gizli-açık, büyük-küçük illetlerine vakıf olmaları, hadis ilmindeki derin bilgileri 2- Buhari ve Müslimin, sahih hadisi sahih olmayandan ayırma noktasında diğer muhaddislerden üstünlükleri 3- Buhari ve Müslim'in kitaplarını, bütün ulemanın sahih olarak kabul etmesi ve ümmetin kurandan sonra en sahih ve en muteber kitaplar olduğuna ittifak etmesi.

Aslında sadece bu kabul ve ittifak bile Buhari ve Müslimdeki hadislerin, mücerred mütevatir hadisten daha kuvvetli bir şekilde kesin bilgi ifade ettiğini gösterir.

Yine İmam el-Gazzâlî, Faysalu’t-Tefrika’da tekfirle ilgili olarak bir tavsiye, bir de kural zikreder.

Tavsiyesi şudur: “Lâ ilâhe illallâh Muhammedun Resûlullâh dedikleri ve buna aykırı davranmadıkları sürece Ehl-i Kıble hakkında dilini mümkün mertebe tut. Buna aykırı davranmak, bir özre mebni olsun veya olmasın Hz. Peygamber (s.a.v) adına yalan uydurmayı caiz görmektir. (Bunu yapmadıkları sürece) Ehl-i Kıble’nin tekfirinde tehlike vardır. Dilini tutmakta ise tehlike söz konusu değildir.”

Kuralı ise şöyle zikreder: “Nazariyatın iki kısım olduğunu bilmendir: Akaid esaslarına müteallik olanlar ve fürua müteallik olanlar. İman esasları üçtür: Allah Teala’ya, peygamberlere ve ahiret gününe iman. Bunlar dışında kalan hususlar (imanın) füru(u) dur. Bil ki, esasen furüda tekfir yoktur. Bir tek mesele bunun istisnasıdır: Bir kimsenin, Hz. Peygamber (s.a.v)’den tevatüren bilinen dinî bir aslın inkârı. Bunun dışında, fer’iyyatın bir kısmında –fıkhî meselelerde olduğu gibi– (delile aykırı davrananı) hatalı olduğunu söyleme, diğer bazılarında ise –İmamet (hilafet) ve Sahabe’nin ahvaliyle ilgili hatalı tutumlar sebebiyle bid’atçi olduğunu söyleme söz konusudur…”

İmam el-Gazzâlî, fer’î meselelerde Efendimiz (s.a.v)’i tekzip ihtiva eden her tavrın küfür olduğunu ve sahibinin tekfir edileceğini söyledikten sonra, mezkûr 3 iman esası konusunda şöyle bir ilke koyar: “Yapısı te’vile müsait olmayan, tevatüren nakledilen ve hilafına delil ikame edilmesi düşünülemeyen her hususa muhalefet, mahza tekziptir.”

 

Netice itibariyle ümmetin salih ulemasının çoğunluğu ve bu ilmin uzmanları sahih hadisin kesin olarak Alah Rasûlüne dayandığını ifade etmektedirler. Bu nedenle sahih hadisi reddeden bir kimse Allah Rasûlünü reddetmiş gibidir. O halde, önümüze sahih bir hadis geldiğinde onu reddetmeye kalkmadan önce, bin bir düşünmeliyiz. Kılı kırk yarmalıyız ve neyi reddettiğimizin farkına varmalıyız. Ancak günümüzde bazı kimseler arzu ve isteklerine uymayan bir hadisle karşılaştıkları zaman hemen onu reddediyorlar!.. O hadisin Allah Rasûlünün ağzınan çıkmış olabileceği ihtimalini hiç düşünmeden!.. Hem de bunun bir ihtimal olmadığını kesin bir bilgi olduğunu söyleyen uzmanlar olduğu halde!..

Bkz. İbn-i Hazm "El-İhkâm Fî Usûli'l-Ahkâm" 1/119-137

Ancak daha sonra gelen ve Hadis İlminin tartışmasız en uzman otoritesi (şeyhulislam filhadis) olan İbnü Hacer el-Askalânî, "Fethu'l-Bârî" adlı muhteşem eserinin mukaddimesinde, Buhari ve Müslimdeki bazı hadisleri tenkit eden Dârâkutnî gibi alimlerin tenkit ettiği bütün hadisleri toplamış ve bu tenkitleri ilmi olarak bütün delilleriyle çürüterek Buhari ve Müslimde sahih hadisten başka hiç bir hadisin bulunmadığını ıspatlamıştır.(Müellif)

Bkz. İbn-i Kesîr "El-Bâ'isü'l-Hasîs Şerhu İhtisâri Ulûmi'l-Hadîs" sh. 45-46

Muhammed Ebu Zehvü, "El-Hadis ve'l-Muhaddisûn" sh. 394

İmam el-Gazzâlî, Faysalu’t-Tefrika, 61-2.

İmam el-Gazzâlî, Faysalu’t-Tefrika, 64-6.Ebu Bekir Sifil’in 18.10.2008 Milli Gazete yaz ısından naklen

SÜNNET RİSALESİ
1- SÜNNETE YÖNELTİLEN İTİRAZLAR VE ELEŞTİRİLER
2- HADİSLERİN YAZILMASI
Bütün Sünnet Risaleleri
NÜBÜVVET PINARI
     12-11-2004 Hadis Dersi
     05-11-2004 Hadis Dersi
Bütün Hadis Dersleri
HADİS OKU
     118. Hadis - Sadaka
     119. Hadis - Çevre Temizliği
ve İslam
Bütün Hadisler
KURAN DİNLE
     Harika Kız
     Yasir Abdussamed
 
MELBOURNE 3Z RADYOSU KONUSMALARI
     Medinedeki Adamlar
     Kirmizi Sal
     Allah İçin İş Yapmak
     Aile Ferlerine Yapilan Harcamalar
 
Copyright © Fehmi Cicek